İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıkta Yetki Sorunu: Ortaklar İçin Risk Azaltma Kontrol Listesi

26 Mart 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 60 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklarda dosyanın kaderi çoğu zaman esasa girilmeden, yetki ve görev tartışmasında belirlenir. Genel kurul kararının iptali, ortaklıktan çıkma, haklı sebeple fesih ve yönetici sorumluluğu davaları farklı usul özellikleri taşır. TTK'nın sermaye şirketlerine ilişkin düzenlemeleri ile TBK'nın genel hükümleri birlikte uygulandığından, talebin hangi çerçevede kurulduğu baştan netleştirilmelidir.

Uyuşmazlığın Türünü Belirlemek

Aynı olay, farklı taleplerle mahkemeye taşınabilir ve her talep farklı süreye tabidir. Dosya açılmadan önce şu ayrım yapılmalıdır:

  • Genel kurul kararının iptali mi, yokluğun tespiti mi isteniyor
  • Yönetim organının işlemi mi, ortaklar arasındaki ilişki mi tartışmalı
  • Bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması talep ediliyor mu
  • Özel denetçi atanması gündemde mi
  • Ortaklık ilişkisinin sona erdirilmesi mi hedefleniyor

Talep türü belirlenmeden yazılan dilekçeler, sonradan ıslahla düzeltilemeyecek eksiklikler doğurabilir.

Yetkili ve Görevli Mahkeme

Şirket merkezinin bulunduğu yer kural olarak belirleyicidir; ancak ortaklar arasındaki bazı ilişkilerde sözleşmeye konulan yetki kaydı da gündeme gelir. Ticari dava niteliği taşıyan uyuşmazlıklar bakımından asliye ticaret mahkemesi görevlidir ve bu görev kuralı taraf iradesiyle değiştirilemez. Yabancı unsur veya tahkim şartı bulunan sözleşmelerde ise tahkim iradesinin geçerliliği önce tartışılmalıdır. Tahkim şartı geçerliyken açılan mahkeme davası, esasa girilmeden reddedilir ve geçen süre geri kazanılamaz.

Delil Toplamanın Şirket İçi Zorluğu

Azınlık konumundaki ortağın en büyük dezavantajı, defter ve kayıtlara erişimin sınırlı olmasıdır. Bu nedenle bilgi alma talebi yazılı yapılmalı, gündem maddeleri ve toplantı tutanakları düzenli biçimde arşivlenmelidir. Genel kurulda muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesi, sonraki dava hakkı bakımından belirleyici olabilir. Şerh düşülmeden ayrılan toplantılar, sonradan yapılan itirazları zayıflatır.

Anlaşma ile Dava Arasındaki Ticari Hesap

Şirket içi uyuşmazlıklarda dava, çoğu zaman ticari itibarı ve işleyişi de etkiler. Pay devri, kâr dağıtımı veya yönetim yapısının yeniden düzenlenmesi yoluyla yapılan anlaşmalar, uzun bir yargılamadan daha az maliyetli olabilir. Ancak anlaşma metni imzalanmadan önce şirketin gerçek değeri, borç yapısı ve verilen kefaletler incelenmelidir. Değerleme yapılmadan kabul edilen pay bedelleri, sonradan itiraz edilmesi güç sonuçlar doğurur. Fesih davası açma niyeti varsa, mahkemenin fesih yerine başka çözümlere hükmedebileceği de hesaba katılmalıdır.

Süreç Boyunca Şirketin Korunması

Dava sürerken şirketin malvarlığının korunmasına yönelik tedbir talepleri, ticari faaliyeti tümüyle durdurmayacak biçimde kurgulanmalıdır; aşırı geniş tedbir talepleri hem reddedilir hem karşı tarafa tazminat gerekçesi verir.

Yukarıdaki çerçeve geneldir; esas sözleşmeniz, pay yapınız ve varsa ortaklar sözleşmesi izlenecek yolu değiştirir. Adım atmadan önce belgelerinizin bir hukukçu tarafından incelenmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla