Ortaklar arasındaki gerginlik çoğu kez bir genel kurul toplantısında görünür hâle gelir. Alınan karara karşı çıkan ortağın önünde ise iki ayrı ve birbirine karışmaması gereken soru vardır: nereye başvurulacağı ve ne kadar süre içinde başvurulacağı. Bu rehber, şirket içi uyuşmazlıklarda yetki sorununu ve iptal davasının takvimini ele alır.
Yetki Serbestçe Seçilemez
TTK, genel kurul kararlarının iptali davasının şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılmasını öngörür ve bu yetki kuralı kesin niteliktedir. Ortaklar arasında yapılmış bir yetki sözleşmesi veya ortağın ikametgâhı bu kuralı değiştirmez. Yanlış yerde açılan dava yetkisizlikle sonuçlanır ve dosya devredilene kadar geçen zaman, üç aylık dava süresi bakımından ciddi risk doğurur. Bu nedenle ilk kontrol edilecek belge ticaret sicil kaydındaki merkez adresidir.
Üç Aylık Süre ve Kimin Dava Açabileceği
İptal davası, karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılır. Dava açabilecek kişiler bakımından da sınırlama vardır: toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi ile kanunda sayılan diğer hâller söz konusudur. Bu yüzden asıl hazırlık dava aşamasında değil, toplantı salonunda yapılır; muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması, sonradan telafisi olmayan bir adımdır.
İptal ile Butlan Karıştırılmamalı
Bazı kararlar iptal edilebilir nitelikte değil, baştan hükümsüzdür. Bu ayrım önemlidir; çünkü hükümsüzlüğün tespiti üç aylık süreye bağlı değildir. Ancak her sakatlığın hükümsüzlük doğurmadığı, çoğu usul aykırılığının iptal sebebi olarak değerlendirildiği unutulmamalıdır. Süreyi kaçıran ortağın hükümsüzlük iddiasına sığınması, çoğu dosyada beklenen sonucu vermez.
Dava Öncesi Hazırlık Listesi
- Toplantıya çağrı usulünün ve gündemin ilan edilme biçiminin incelenmesi
- Hazır bulunanlar listesi ile temsil belgelerinin kontrolü
- Toplantı ve karar nisaplarının ana sözleşmeye göre doğrulanması
- Muhalefet şerhinin tutanaktaki yerinin ve kapsamının teyidi
- Kararın icrasının geri bırakılması talebinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi
Ortaklıkta Kalmak mı, Ayrılmak mı
Şirket içi uyuşmazlıkta asıl karar çoğu zaman hukuki değil ticari niteliktedir. İptal davası kararı ortadan kaldırır ama ortaklar arasındaki güveni geri getirmez. Bu nedenle paralel olarak pay devri, ortaklıktan çıkma veya çıkarılma seçenekleri de değerlendirilir. TBK kapsamında yapılacak bir pay devri sözleşmesiyle uyuşmazlığın tümüyle sonlandırılması, uzun bir yargılamadan daha rasyonel olabilir. Buna karşılık şirketin yönetimi fiilen bir grubun elindeyse ve azınlık hakları sistematik biçimde işlevsiz kılınıyorsa, yargı yoluyla denetim tek gerçekçi seçenek hâline gelir.
Değerlendirme
Bu yazı genel bilgi sunar. Şirket türü, ana sözleşme hükümleri ve toplantının yapılış biçimi sonucu değiştirebileceğinden, karar tarihinden hemen sonra bir hukukçuyla dosyanızı gözden geçirmeniz önerilir.