İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıkta Yetki Sorunu: Doğru Mahkemeyi Belirleme ve Süre Planı

19 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklarda tartışma çoğu zaman şirketin işleyişiyle ilgili başlar, ancak dava aşamasında ilk engel yetki ve görev olur. TTK ekseninde bazı davalar için mahkeme kanunla belirlenmiştir; taraflar sözleşmeyle bunu değiştiremez. Bu nedenle doğru mahkemenin belirlenmesi, dilekçenin içeriğinden önce çözülmesi gereken bir sorudur.

Kesin Yetki ile Sözleşmesel Yetki Ayrımı

Şirketle ilgili birçok davada mahkeme, şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesidir. Genel kurul kararlarının iptali gibi şirket organlarının işlemlerini hedefleyen davalarda bu belirleme kanundan kaynaklanır ve tarafların iradesiyle aşılamaz. Buna karşılık ortaklar arasındaki bir pay devir sözleşmesinden doğan alacak uyuşmazlığında, TBK kapsamındaki bir borç ilişkisi söz konusu olduğu için yetki sözleşmesi gündeme gelebilir. Aynı ortaklık ilişkisinden doğan iki farklı talebin iki farklı yerde görülmesi bu yüzden mümkündür.

Görev: Asliye Ticaret mi, Asliye Hukuk mu

6102 sayılı Kanun kapsamında ticari dava sayılan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde görülür. Ticari davalarda bazı iş türleri tek hâkimle, bazıları heyetle karara bağlanır. Şirketle ilgisi bulunan ancak ticari dava niteliği taşımayan taleplerin ticaret mahkemesine açılması ya da tersi, görevsizlik kararıyla sonuçlanır. Görevsizlik hâlinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için de ayrı bir süre içinde talepte bulunulması gerekir; bu talebin unutulması davanın açılmamış sayılmasına yol açar.

Süreye Bağlı Şirketler Hukuku Talepleri

  • Genel kurul kararının iptali talebi, karar tarihinden itibaren kanunda öngörülen kısa süreye tabidir.
  • Butlan iddiası ise süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir; bu ayrım dava stratejisini kökten değiştirir.
  • Azlık haklarının kullanımı, çağrı ve gündem talepleri belirli usul adımlarının sırasıyla izlenmesini gerektirir.
  • Bilgi alma ve inceleme hakkının reddi hâlinde başvurulacak merci ayrıca belirlenmelidir.
  • Yönetim organı üyelerinin sorumluluğuna dayanan taleplerde zamanaşımı, öğrenme anına bağlı olarak tartışılır.

Arabuluculuk ve Tedbir İlişkisi

Konusu para alacağı olan ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır; buna karşılık iptal ve tespit talepleri ile ihtiyati tedbir istemleri bakımından durum farklıdır. Acil bir tedbir ihtiyacı varsa, arabuluculuk sürecinin beklenmesi hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle tedbir talebi ile esas talep aynı anda değil, birbirini destekleyecek şekilde sıralanmalıdır. Ticaret sicili kayıtları, pay defteri ve genel kurul tutanakları tedbir talebinden önce temin edilmelidir.

Dava Öncesi Kontrol Sırası

  1. Şirket türü, merkez adresi ve sicil kayıtları güncel olarak alınır.
  2. Talebin ticari dava niteliği taşıyıp taşımadığı belirlenir.
  3. Kesin yetki kuralı bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
  4. Süreye tabi taleplerin son günleri ayrı bir takvime işlenir.
  5. Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki kalemler diğerlerinden ayrılır.

Burada verilen bilgiler geneldir; şirket tipi, esas sözleşme hükümleri ve uyuşmazlığın konusu sonucu değiştirebilir. Ortaklık uyuşmazlıklarında dava açmadan önce yetki ve görev analizinin bir hukukçuyla yapılması, usul kaynaklı kayıpları önemli ölçüde azaltır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla