Ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar çoğu zaman esas meseleye gelmeden usul tartışmasında tıkanır. Talebin hangi mahkemede, hangi organa karşı ve hangi sıfatla ileri sürüleceği netleşmediğinde dosya aylarca yetki ve husumet tartışmasıyla oyalanır. 6102 sayılı TTK şirket organlarının yetki sınırlarını, TBK ise ortaklar arasındaki sözleşmesel ilişkiyi belirler. Bu rehber, yetki sorununu baştan çözmek ve kayıt eksikliğinden doğan kaybı önlemek üzerine kuruludur.
Uyuşmazlığın Katmanını Belirlemek
Şirket içi uyuşmazlıklarda ilk ayrım, sorunun organ kararına mı, yönetim işlemine mi yoksa ortaklar arası sözleşmeye mi dayandığıdır. Genel kurul kararına yönelik bir itiraz ile müdürün ya da yönetim kurulu üyesinin işlemine yönelik sorumluluk talebi farklı hazırlık gerektirir. Bu ayrım yapılmadan yazılan dilekçe, hem talep sonucu hem taraf sıfatı bakımından eksik kalır.
Yetki Tartışmasını Doğuran Tipik Durumlar
- Şirket merkezinin ticaret siciline kayıtlı adresi ile fiilî faaliyet adresinin farklı olması
- Ortaklar sözleşmesinde yer alan yetki veya tahkim şartının gözden kaçırılması
- Uyuşmazlığın ticari nitelikte olup olmadığının ve dava şartı arabuluculuk kapsamına girip girmediğinin belirlenmemesi
- Aynı olaydan doğan alacak ve iptal taleplerinin ayrı yollara tabi olması
Kayıt Eksikliğinin Somut Sonucu
Şirket içi uyuşmazlıkta ispat malzemesi büyük ölçüde şirketin kendi kayıtlarında bulunur. Toplantıya çağrı belgesi, hazır bulunanlar listesi, karar defteri kaydı ve ticaret sicili ilanları dosyada yoksa, iddia sözlü anlatıma indirgenir. Özellikle azınlık konumundaki ortak, bu belgelere erişemediği durumda talebini kuramaz. Bu nedenle dava öncesinde sicil kayıtlarının ve ilanların temin edilmesi, defter ve belgelerin incelenmesine ilişkin taleplerin ise zamanında ileri sürülmesi gerekir.
Talebi Sıralı Kurmak
- Uyuşmazlığın kaynağı olan karar veya işlem tarihi ile öğrenme tarihinin tespiti
- Şirket ana sözleşmesi ve varsa ortaklar sözleşmesindeki yetki, oy ve devir hükümlerinin okunması
- Talebin asıl ve kademeli biçimde yazılması, örneğin karar geçersizse doğacak alacak talebinin ayrıca gösterilmesi
- Acil koruma gerekiyorsa tedbir talebinin ayrı gerekçelendirilmesi
Uyuşmazlık Sürerken Şirketin İşleyişi
Dava süreci şirketin ticari hayatını durdurmaz. Bu nedenle uyuşmazlık devam ederken alınan kararların, imza yetkilerinin ve yapılan devirlerin takip edilmesi gerekir. Sonradan yapılan bir pay devri veya sermaye işlemi, davanın konusunu fiilen değiştirebilir. Sicil değişikliklerinin düzenli izlenmesi, bu tür sürprizleri erken görmenin en pratik yoludur.
Bu yazı genel çerçeve sunar, somut bir şirket uyuşmazlığına ilişkin görüş içermez. Ana sözleşmeniz ve sicil kayıtlarınız birlikte incelenmeden atılacak adımlar hak kaybına yol açabileceğinden hukuki destek almanız önerilir.