İçeriğe geç
AC

Şirket İçi Uyuşmazlıkta Yetkili Mahkeme: Doğru Adres, Kısa Süre

1 Nisan 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklarda dosyanın kaderini belirleyen ilk soru çoğu zaman esasa değil, adrese ilişkindir: hangi mahkeme, hangi yer ve hangi süre içinde. Türk Ticaret Kanunu, şirketler hukukuna özgü davaların önemli bölümünde yetkiyi şirket merkezine bağlar ve bazı davalar için oldukça kısa hak düşürücü süreler öngörür. Bu iki kural birlikte okunmazsa, esasen haklı bir talep usulden düşebilir.

Yetkiyi Belirleyen Üç Ölçüt

Şirket içi uyuşmazlıklarda yetki, kural olarak şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesindedir. Ancak somut talebin niteliği bu tabloyu değiştirebilir. Ortaklar arasındaki bir pay devri sözleşmesinden doğan alacak talebi ile genel kurul kararının iptali talebi aynı hukuki rejime tabi değildir. Bu nedenle önce talebin kaynağı belirlenmelidir: kararın kendisi mi, sözleşme mi, yoksa yönetim organının bir işlemi mi tartışılmaktadır.

Genel Kurul Kararlarına Karşı İşleyen Kısa Süre

Genel kurul kararının iptali istemi, kanunda öngörülen kısa süre içinde ve şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde ileri sürülmelidir. Bu süre hak düşürücüdür; uzatılamaz, sözleşmeyle değiştirilemez ve hâkim tarafından resen dikkate alınır. Dava açma hakkı ise herkese değil, kanunda sayılan kişilere tanınmıştır: toplantıda hazır bulunup karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibi bunların başında gelir. Muhalefet şerhinin toplantı tutanağına geçirilmemiş olması, çoğu dosyada davanın daha ilk duruşmada sona ermesine yol açar.

Talebin Türüne Göre Yol Ayrımı

  • Butlan iddiası ile iptal iddiası aynı sürelere tabi değildir
  • Haklı sebeple fesih talebi, mahkemeye alternatif çözüm üretme imkânı tanır
  • Azınlık haklarının kullanımı, belirli pay oranı ve usul şartlarına bağlıdır
  • Özel denetçi atanması talebi, önce genel kurul gündemine getirilmesini gerektirir
  • Yönetim organı üyelerinin sorumluluğuna dayanan talepler ayrı bir ispat düzenine tabidir

Ticari Davalarda Arabuluculuk Filtresi

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından, ticari davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna karşılık iptal ya da tespit nitelikli talepler bu filtreye tabi değildir. Karma nitelikli dilekçelerde bu ayrımın yapılmaması, dosyanın usulden reddiyle sonuçlanabilir ve bu arada işleyen süre geri getirilemez.

Dava Öncesi Dört Somut Hazırlık

  1. Ticaret sicil kayıtlarının ve son esas sözleşme metninin güncel örneğini almak
  2. Genel kurul çağrı belgelerini, hazır bulunanlar listesini ve tutanağı birlikte incelemek
  3. Ortaklar sözleşmesi varsa tahkim veya yetki kaydı bulunup bulunmadığını kontrol etmek
  4. Şirket merkezinin dava tarihindeki gerçek konumunu sicilden doğrulamak

Esas sözleşmedeki bir tahkim kaydı, yukarıdaki tabloyu tümüyle değiştirebilir. Bu nedenle harekete geçmeden önce sicil kayıtlarınızın ve sözleşme metinlerinizin bir hukukçu tarafından okunması, hem doğru mercii hem de kalan süreyi netleştirir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla