Ortaklar arasındaki gerilim çoğu zaman genel kurul öncesinde başlar ve bir karara itiraz edildiğinde hukuki forma bürünür. TTK ve 6102 çerçevesinde bu uyuşmazlıkların büyük bölümünde yetki tartışması, esasa girilmeden dosyanın seyrini değiştirir. Yetki yanlış belirlendiğinde kaybedilen sadece zaman değil, çoğu zaman kısa süreye bağlanmış bir iptal talebidir.
Yetkiyi Belirleyen Üç Kaynak
- Şirket esas sözleşmesindeki hükümler ve varsa tahkim kaydı
- Ortaklar arasında imzalanmış pay sahipleri sözleşmesindeki yetki ve çözüm klozları
- Uyuşmazlığın türüne göre ticari dava niteliği ve şirket merkezinin bulunduğu yer
Tahkim kaydı bulunan bir şirkette doğrudan mahkemeye gidilmesi, karşı tarafın ilk itirazıyla dosyanın reddine yol açabilir. Bu nedenle sözleşme metinleri dilekçe yazılmadan önce baştan sona okunmalıdır.
Uyuşmazlık Türüne Göre Ayrışma
Genel kurul kararının iptali, yönetim organının sorumluluğu, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması, ortaklıktan çıkma veya çıkarılma talepleri farklı usullere tabidir. Bunları tek bir dilekçede birleştirmek, en kısa süreye bağlı olan talebin diğerlerinin gecikmesinden etkilenmesine neden olur. Talepler ayrıştırılıp öncelik sırasına konulmalıdır.
Sulh Görüşmesinin Gerçekçi Sınırı
Ortaklar arasındaki anlaşma çoğu zaman pay devri, kâr dağıtımı veya yönetimde temsil üzerinden kurulur. Ancak şirketin üçüncü kişilere karşı doğmuş yükümlülükleri, ortakların kendi aralarındaki protokolle ortadan kalkmaz. Protokol hazırlanırken devir bedelinin ödeme takvimi, pay defterine işlenmesi ve ticaret sicilinde yapılacak tescil aynı metinde düzenlenmelidir.
Delil Tarafında Erken Yapılması Gerekenler
- Genel kurul ve yönetim kurulu karar defterlerinin ilgili sayfalarının örnekleri alınır.
- Toplantıya çağrı, gündem ve hazirun cetveli bir arada saklanır.
- Pay defteri ile sicil kayıtları arasındaki uyum kontrol edilir.
- Şirket içi yazışmalar tarih sırasıyla ve kaynağı belli olacak şekilde arşivlenir.
Tercihi Netleştiren Soru
Karar verirken sorulacak soru, hangi yolun daha hızlı olduğu değil; şirketin faaliyetini sürdürmesi ile hakkın korunması arasındaki dengenin nerede kurulduğudur. Ticari ilişkinin devam edeceği hallerde müzakere, ortaklık bağının fiilen kopmuş olduğu hallerde ise yargı yolu daha tutarlı sonuç verir.
Yukarıdaki değerlendirmeler bilgilendirme amacıyla kaleme alınmıştır. Şirket yapısı, sözleşme metinleri ve uyuşmazlığın geçmişi sonucu değiştirebileceğinden, adım atmadan önce dosyaya özgü hukuki görüş alınması önerilir.