İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşmelerde Delil Sözleşmesi: Yazılı Kaydın Sınırını Belirlemek

19 Mayıs 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında tarafların elindeki en güçlü araç, sözleşmeye önceden yazılmış delil sözleşmesi hükmüdür. HMK, tarafların belirli vakıaların yalnızca belirli delillerle ispatlanacağını kararlaştırmasına imkân tanır. TTK'nın tacirler için öngördüğü basiretli davranma ölçüsü de bu tür kayıtların ciddiyetle uygulanmasını gerektirir. Bu rehber, delil sözleşmesinin nasıl kurulacağını ve nerede işlevsiz kaldığını ele alır.

Hangi Kayıt Gerçekten Bağlayıcı Olur

Sözleşmeye yazılan her cümle delil sözleşmesi sayılmaz. Hükmün, hangi vakıanın hangi delille ispatlanacağını açıkça göstermesi gerekir. Yalnızca defterlerin esas alınacağını söyleyen genel bir cümle, uyuşmazlık çıktığında yorum tartışmasına dönüşür. Buna karşılık teslimatın irsaliye ile, ödemenin banka kaydıyla, ayıp ihbarının yazılı bildirimle ispatlanacağını belirten hüküm doğrudan uygulanabilir.

Sözleşmeye Yazılması Gereken Kalemler

  • Bildirim ve ihtarların hangi kanaldan yapılacağı ve geçerli adresler
  • Elektronik yazışmaların hangi hesaplar üzerinden bağlayıcı sayılacağı
  • Teslim, muayene ve ayıp ihbarı için tutulacak belge türleri
  • Cari hesap mutabakatının dönemi ve itiraz usulü
  • Defter ve kayıtların ispat gücüne ilişkin karşılıklı kabuller

Bu kalemler, TBK'nın genel hükümleriyle birlikte okunduğunda sözleşmenin ispat mimarisini oluşturur.

Elektronik Yazışmaların Yeri

Ticari hayatta iradeler çoğunlukla elektronik ortamda açıklanır. Sözleşmede hangi e-posta adreslerinin yetkili sayılacağı belirlenmemişse, sonradan bu yazışmaların kime ait olduğu tartışılır. Yetkili adreslerin ve değişiklik bildirim usulünün sözleşmede sayılması, bu tartışmanın büyük bölümünü baştan kapatır. 6102 sayılı Kanun kapsamındaki tescil ve ilan kayıtları da temsil yetkisi tartışmalarında bağımsız bir dayanak sunar.

Süre Kayıplarının Kaynağı

Ticari ilişkilerde hak kayıplarının önemli bölümü, sözleşmede kararlaştırılan bildirim sürelerine uyulmamasından doğar. Muayene ve ihbar sürelerinin kaçırılması, esasen haklı olan tarafı savunmasız bırakabilir. Bu nedenle sözleşme imzalandığı anda bildirim süreleri bir takvime aktarılmalı ve sorumlu kişi belirlenmelidir.

Delil Sözleşmesinin Sınırları

Delil sözleşmesi sınırsız değildir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konularda ve hakkın kullanılmasını fiilen imkânsız kılan düzenlemelerde bu kayıtlar sonuç doğurmayabilir. Bu nedenle hüküm kaleme alınırken ispatı zorlaştırmak değil, netleştirmek amaçlanmalıdır.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgi niteliğindedir. Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı değerlendirmeyi değiştirebileceğinden, metin hazırlanırken hukuki destek alınması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla