Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında tarafların elindeki en güçlü araç, çoğu zaman sözleşmenin kendisinde yazılıdır. TTK ve TBK ekseninde kurulan ticari sözleşmelerdeki delil kayıtları, ihtar şartları ve bildirim usulleri, dava açılmadan çok önce kimin ne ile ispat edeceğini belirler. Bu rehber, sözleşmeden doğan itirazın nasıl kurulacağına ve delil sözleşmesi kaydının pratikte nasıl işlediğine odaklanır.
Delil sözleşmesi ne yapar
HMK, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda hangi vakıanın hangi delille ispatlanacağını kararlaştırmalarına imkân tanır. Ticari sözleşmelerde bu, genellikle şu biçimlerde karşımıza çıkar: tarafların defterlerinin, elektronik kayıtlarının veya belirli bir platform üzerindeki verilerin münhasır delil sayılacağı kaydı. Böyle bir kayıt geçerliyse, mahkeme yalnızca kararlaştırılan delili değerlendirir ve tanık beyanı devreye girmez. Ancak kayıt, bir tarafı ispat imkânından tümüyle yoksun bırakacak biçimde kurulamaz ve emredici hükümlerin uygulandığı alanları kapsayamaz.
Bildirim ve ihtar kayıtlarının etkisi
Ticari sözleşmelerin çoğunda ayıp bildirimi, temerrüde düşürme veya fesih için özel bir bildirim usulü kararlaştırılır. Bildirim yalnızca noter kanalıyla yapılacaksa e-posta ile gönderilen ihtar sonuç doğurmayabilir; KEP adresi belirlenmişse başka kanaldan yapılan bildirimin ispatı güçleşir. Ticari satımlarda ayıp bildirimi için öngörülen süreler kısadır ve kaçırıldığında mal kabul edilmiş sayılır. Bu nedenle sözleşmedeki bildirim maddesi, uyuşmazlık çıkar çıkmaz okunması gereken ilk hükümdür.
Uyuşmazlık çıktığında ilk hafta
- Sözleşmenin bildirim, delil, yetki ve tahkim maddeleri ayrı ayrı işaretlenir.
- Bildirim için öngörülen süre ve kanal tespit edilerek ihtar hazırlanır.
- Ticari defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı kontrol edilir.
- Elektronik kayıtların bütünlüğü ve erişilebilirliği güvence altına alınır.
- Arabuluculuk dava şartının kapsamına girip girmediği belirlenir.
Ticari defterlerin ispat gücü
- Defterlerin açılış ve kapanış onaylarının bulunması
- Kayıtların birbirini doğrular nitelikte olması
- Dayanak belgelerin defterlerle uyumlu olması
- Karşı tarafın defterleriyle çelişki bulunup bulunmadığı
- Cari hesap mutabakatlarının imzalı örnekleri
Usulüne uygun tutulmayan defterler, tutan tacir aleyhine sonuç doğurabilir. Bu nedenle defterlere dayanma kararı, önce kendi kayıtların denetlenmesiyle verilmelidir.
Yetki ve tahkim maddesini atlamamak
Ticari sözleşmelerde yer alan yetki ve tahkim şartları, doğru mahkemeyi belirlemenin ötesinde süre riski de yaratır. Tahkim şartı bulunan bir ilişkide mahkemeye açılan dava, karşı taraf itiraz ettiğinde usulden reddedilir ve bu arada geçen zaman geri kazanılmaz. Bu nedenle dava yolu seçilmeden önce sözleşmenin uyuşmazlık çözüm maddesi bütün olarak okunmalıdır.
Yukarıdaki içerik genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenin hükümleri, tarafların tacir sıfatı ve teslim geçmişi izlenecek yolu değiştirebileceğinden, ilk uyuşmazlık işareti ortaya çıktığında metnin hukuki incelemeye alınması önerilir.