Ticari sözleşme ihtilaflarında ihtiyati tedbir, davanın kaderini çoğu zaman esas karardan önce belirler. Tedbir talebinin başarısı ise büyük ölçüde iki teknik seçime bağlıdır: talebin doğru mahkemeye yöneltilmesi ve tedbir kararından sonra işleyen kısa sürelerin kaçırılmaması.
Tedbir Talebi Hangi Mahkemeye Sunulur?
Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir isteniyorsa, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden talep edilir. Dava açıldıktan sonra ise talep, davanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir. Taraflar tacir ve uyuşmazlık ticari nitelikteyse görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. Görev itirazının dosyayı geciktirmesi, tedbirin amacı olan koruma etkisini bütünüyle boşa çıkarabilir.
Yetkinin Sözleşmeyle Belirlenmesi
Yetki, ticari ilişkilerde sözleşmeyle kararlaştırılabilir; ancak bu imkân yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir. Yetki kaydının yazılı olması ve hangi yer mahkemesinin yetkili kılındığının tereddütsüz belirlenmesi gerekir. Kesin yetki kuralının bulunduğu hâllerde ise sözleşmeye konulan kayıt sonuç doğurmaz. Genel kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden doğan davalarda ifa yeri mahkemesi de seçenek olarak gündeme gelir.
Tedbirden Sonra İşleyen Takvim
- Karar verildikten sonra tedbirin uygulanması kısa süre içinde talep edilmelidir; aksi hâlde karar kendiliğinden kalkar.
- Dava açılmadan alınan tedbirde, esas hakkındaki dava kanunda öngörülen kısa süre içinde açılmazsa tedbir hükümsüz kalır.
- Karşı taraf, tedbire ve teminata karşı itiraz hakkını kararın tebliğinden veya öğrenmesinden itibaren kısa sürede kullanabilir.
- Teminatın yatırılmaması, kararın uygulanmasını baştan engeller.
Arabuluculuk Şartını Atlamamak
Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabuluculuk dava şartıdır. İhtiyati tedbir talebi bu şarttan bağımsız olarak incelenebilirse de, esas davanın arabuluculuk tutanağı olmadan açılması usulden ret sonucunu doğurur ve tedbir de bu ret ile birlikte etkisini yitirir.
Talebi İkna Edici Kılan Unsurlar
Mahkemeden istenen, yaklaşık ispat ölçüsünde bir kanaattir. Bu nedenle dilekçe soyut ihlal iddiasıyla değil, hakkın elde edilmesinin güçleşeceğini gösteren somut verilerle kurulmalıdır: banka hareketleri, mal kaçırma emareleri, ticari defter kayıtları, yazışma trafiği ve varsa noter ihtarları. Talep edilen tedbirin kapsamı da ölçülü ve uygulanabilir biçimde tarif edilmelidir; infazı mümkün olmayan geniş talepler reddedilmeye açıktır.
Yukarıdaki çerçeve genel niteliktedir. Sözleşme metniniz, tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın doğduğu an yetki ile süre hesabını değiştirebilir; adım atmadan önce dosyaya özgü bir hukuki inceleme yaptırmanız yararlı olur.