AC

MAKALE · TİCARET HUKUKU

Ticari Sözleşme İhtilaflarında İhtiyati Tedbir ve Yetkili Mahkeme

ÖZET

TTK + TBK temelinde sözleşme surecinde ihtiyati-tedbir odakli mahkeme ve yetki analizi.

·Ticaret Hukuku·2 dk okuma·108 görüntülenme·, Konya Barosu·Son güncelleme: 8 Ağustos 2026
İÇİNDEKİLER
Ticari Sözleşme İhtilaflarında İhtiyati Tedbir ve Yetkili Mahkeme

Ticari bir sözleşme bozulduğunda karar verilmesi gereken ilk şey, çoğu zaman davanın kendisi değil; dava sonuçlanana kadar karşı tarafın hangi davranışının durdurulacağıdır. Geçici koruma tedbiri doğru kurgulanmadığında, kazanılan bir hüküm dahi uygulama kabiliyetini yitirebilir.

Tedbir mi, Haciz mi

Uygulamadaki en yaygın karışıklık, ihtiyati tedbir ile ihtiyati haczin birbiri yerine kullanılmasıdır. Para alacağının güvence altına alınması amaçlanıyorsa İİK kapsamındaki ihtiyati haciz yolu esastır. Buna karşılık bir şeyin yapılmasının veya yapılmamasının istendiği hâllerde, örneğin rekabet yasağının ihlali, hisse devrinin durdurulması ya da teminat mektubunun nakde çevrilmesinin engellenmesi taleplerinde HMK hükümlerine göre ihtiyati tedbir gündeme gelir. Talebin adının yanlış konması, esasen haklı bir istemin reddine yol açabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

6102 sayılı TTK kapsamında her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olan uyuşmazlıklar mutlak veya nispi ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girer. Yetki bakımından genel kural davalının yerleşim yeri olmakla birlikte, TBK uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçimlik olarak gündeme gelebilir. Tacirler arasında yapılan yetki sözleşmeleri geçerlidir; bu nedenle uyuşmazlık doğduğunda öncelikle sözleşmenin uyuşmazlık çözüm maddesi okunmalı, tahkim şartı bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. Tahkim şartı varsa devlet mahkemesinde açılan dava, karşı tarafın itirazıyla usulden sonuçlanabilir.

Tedbir Talebini Güçlendiren Unsurlar

  1. Sözleşmenin ihlal edilen maddesinin metinle birlikte gösterilmesi
  2. İhlalin sürekli olduğunu ortaya koyan güncel yazışma ve kayıtlar
  3. Gecikme hâlinde doğacak zararın somut biçimde anlatılması
  4. Teminat miktarına ilişkin gerçekçi bir öneri sunulması
  5. Tedbirin kapsamının infaz edilebilir netlikte yazılması

Arabuluculuk Basamağı ve Tercih

Ticari alacak davalarında arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır; ancak geçici hukuki koruma talepleri bu zorunluluktan bağımsız değerlendirilir. Bu nedenle acil bir tedbir gerekiyorsa, arabuluculuk sürecinin sonuçlanması beklenmeden koruma talebi mahkemeye sunulabilir. Anlaşma ile dava arasındaki tercihte ise ticari ilişkinin devam edip etmeyeceği belirleyicidir: ilişki sürdürülecekse yapılandırma protokolü çoğu kez daha akılcıdır; ilişki fiilen bitmişse tahsil hızı ön plana çıkar.

Not

Bu yazı genel çerçeveyi aktarır. Sözleşmenin dili, teminat yapısı ve tarafların ticari geçmişi sonucu etkileyebileceğinden, adım atmadan önce sözleşme metninin bütünüyle değerlendirilmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimiBu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

İlgili makaleler

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.