Ticari sözleşmelerde tahkim şartı, çoğu zaman sözleşmenin son maddelerine sıkıştırılan bir kalıp cümle olarak yazılır. Uyuşmazlık çıktığında ise bu tek cümle, uyuşmazlığın hangi merci önünde ve hangi hızda çözüleceğini belirler. TTK ve TBK ekseninde bu rehber, 6102 sayılı kanunun uygulama alanına giren ticari ilişkilerde tahkim kurgusunun nasıl işler hâle getirileceğini ele alır.
Tahkim Şartının Geçerliliği İçin Aranan Asgari Unsurlar
Tahkim iradesinin yazılı ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde ortaya konması gerekir. Uygulamada en çok sorun çıkaran metinler, hem tahkimi hem de bir mahkemenin yetkisini aynı anda öngören "karma" hükümlerdir; bu tür bir düzenleme, taraf iradesinin tahkime yöneldiğini göstermediği gerekçesiyle işlevsiz kalabilir. Ayrıca her uyuşmazlık tahkime elverişli değildir: tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği ilişkiler bu yolun dışındadır.
İtiraz Zamanı: Kaçırılan İlk Fırsat Geri Gelmez
Karşı taraf tahkim şartına rağmen mahkemede dava açtığında, tahkim itirazının usul hukukunun öngördüğü ilk fırsatta ve süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Süresinde ileri sürülmeyen itiraz sonrasında yargılama mahkeme önünde devam eder ve sözleşmeye yazılan tahkim şartı fiilen uygulanamaz hâle gelir. Bu nedenle dava dilekçesi tebliğ alındığında ilk kontrol edilmesi gereken şey, sözleşmedeki uyuşmazlık çözüm hükmüdür.
Sözleşme Kaleme Alınırken Belirlenmesi Gerekenler
- Tahkimin kurumsal mı yoksa ad hoc mu yürütüleceği
- Tahkim yeri, yargılama dili ve uygulanacak maddi hukuk
- Hakem sayısı ve seçim yöntemi ile itiraz usulü
- Masraf ve vekâlet ücretinin paylaşımına ilişkin düzen
- Gizlilik ve geçici hukuki koruma taleplerinin nasıl karşılanacağı
Uyuşmazlık Doğduktan Sonraki Akış
- Sözleşmedeki bildirim ve müzakere aşaması varsa önce o adım belgelenerek tamamlanır.
- Tahkim talebi, talep sonucu ve dayanak vakıalar somutlaştırılarak iletilir.
- Hakem heyeti kurulurken tarafsızlık ve bağımsızlık beyanları kayda geçirilir.
- Delil sunum takvimi, tanık ve uzman görüşü için ayrı ayrı planlanır.
- Karar sonrası iptal veya tenfiz ihtimaline karşı dosya bütünlüğü korunur.
Kararın Ardından
Hakem kararına karşı başvurulabilecek yol, sınırlı sebeplerle iptal davasıdır; kararın esasının yeniden incelenmesi kural olarak söz konusu olmaz. Yabancı unsurlu ilişkilerde ise tanıma ve tenfiz aşamasının baştan öngörülmesi, kâğıt üzerinde kalan bir kararla karşılaşma riskini azaltır.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel çerçeve niteliğindedir; sözleşmenin metni ve tarafların ticari yapısı sonucu değiştirebilir. Tahkim şartı yazılmadan önce metnin bir hukukçu tarafından incelenmesi, uyuşmazlık aşamasındaki maliyeti belirgin biçimde azaltır.