Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında zaman, alacağın kendisi kadar değerlidir. Buna rağmen dosyaların önemli bölümü esasa girmeden geri döner; çünkü 6102 sayılı TTK kapsamında konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından arabuluculuk dava şartıdır. Bu aşama tamamlanmadan açılan dava, usulden reddedilir ve harç ile zaman birlikte kaybedilir.
Dava Şartı Hangi Talepleri Kapsar
Dava şartı, ticari davalarda para alacağına ilişkin taleplere bağlanmıştır. Tespit, iptal veya bir şeyin yapılmasına yönelik talepler bakımından durum farklıdır. Aynı dilekçede hem para alacağı hem başka nitelikte talep bulunuyorsa, para alacağı bakımından arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulması gerekir. Bu nedenle dava öncesinde her talep kalemi ayrı ayrı sınıflandırılmalıdır.
İhbar ve İhtarın Şekli Şartı
Tacirler arasındaki temerrüt ihtarı, sözleşmenin feshi veya sözleşmeden dönme bildirimleri belirli şekillere bağlıdır; noter, taahhütlü mektup, telgraf veya kayıtlı elektronik posta yolları öngörülmüştür. Elektronik postayla gönderilen sıradan bir bildirim, karşı taraf açıkça kabul etmedikçe tartışmaya açık kalır. Ayıp bildirimlerinde ise muayene ve bildirim sürelerine uyulmaması, alacağı esastan zayıflatır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Ticari davalarda kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir
- Sözleşmede yetki kaydı varsa ve taraflar tacir ise bu kayıt kural olarak geçerlidir
- Tahkim şartı bulunuyorsa devlet mahkemesine açılan dava ilk itirazla karşılaşır
- Belirli uyuşmazlıklarda kesin yetki kuralları sözleşmedeki kaydın önüne geçer
Arabuluculuk Aşamasını Boş Geçmemek
Arabuluculuk çoğu zaman formalite gibi görülür; oysa bu aşamada sunulan hesap tablosu ve belge seti, sonraki dava için de zemin oluşturur. Anlaşmama tutanağının içeriği, karşı tarafın hangi kalemi kabul edip hangisine itiraz ettiğini gösterebilir. Anlaşma sağlanırsa düzenlenen belge icra edilebilirlik bakımından güçlü bir sonuç doğurur; bu nedenle metnin ödeme takvimini ve temerrüt sonuçlarını açık yazması gerekir.
Süreyi Kaybettiren Üç Davranış
Birincisi, arabuluculuk başvurusunu doğru taraf aleyhine yapmamak; şirketin unvan ve sicil bilgisi güncel değilse tebligat aşaması uzar. İkincisi, TBK kapsamındaki zamanaşımı süresini arabuluculuk sürecinin durduracağını varsaymak. Üçüncüsü, ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir talebini dava sonrasına bırakmak; malvarlığı bu arada tasfiye edilirse kazanılan karar uygulanamaz hâle gelir.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir ve sözleşme metniniz farklı bir yapı öngörüyor olabilir. Uyuşmazlığın türüne göre dava şartının kapsamı ve merci değişebileceğinden, adım atmadan önce hukuki görüş almanız önerilir.