İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşme Uyuşmazlıkları: Dava Şartı Arabuluculuk ve Görevli Mahkeme Seçimi

1 Nisan 2026 Ticaret Hukuku 3 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında ilk refleks genellikle ihtarname çekmek olur; oysa sözleşmenin niteliği ve talebin türü, dosyanın hangi kapıdan gireceğini belirler. TTK ve TBK ekseninde hazırlanan bu rehber, ticari davalarda dava şartı arabuluculuk uygulamasını ve 6102 sayılı Kanun'un görev kurallarını, yanlış mercie başvurmanın yol açtığı zaman kaybını önleyecek biçimde ele alıyor.

Önce Soru: Bu Dava Ticari mi

Bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması, tarafların tacir olmasına indirgenemez. 6102 sayılı Kanun, bazı uyuşmazlıkları tarafların sıfatına bakmaksızın mutlak ticari dava saymış; bazılarını ise her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması koşuluna bağlamıştır. Bu ayrım, hem görevli mahkemeyi hem de arabuluculuk zorunluluğunu doğrudan etkiler. Sözleşme metninde ticari şart bulunması tek başına yeterli değildir; işlemin taraflar açısından ticari işletmeyle bağlantısı somut olarak kurulmalıdır.

Dava Şartı Arabuluculuk: Kapsam ve Sınır

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Buna karşılık tespit, men, iptal veya ihtiyati tedbir gibi para ödemesine yönelmeyen talepler bu kapsamda değerlendirilmez. Karma dilekçelerde risk şuradadır: para alacağı ile tespit talebi birlikte istenmişse, para kalemi için arabuluculuk şartının yerine getirilmemiş olması dosyanın o bölümünü usulden düşürebilir. Talep kalemlerini baştan ayrıştırmak, bu riski büyük ölçüde kapatır.

Asliye Ticaret mi, Asliye Hukuk mu

Görev kuralları kamu düzenindendir; taraflar sözleşmeyle bunu değiştiremez. Sözleşmelere yazılan yetki kayıtları ise ancak tacirler arasında ve kanunun izin verdiği ölçüde sonuç doğurur. Uygulamada sık görülen hata dizisi şöyledir:

  • Tüketici sıfatı taşıyan karşı tarafa ticari dava usulüyle yaklaşmak
  • Yetki sözleşmesini görev sözleşmesi gibi okumak
  • Sözleşmede tahkim şartı bulunmasına rağmen doğrudan mahkemeye gitmek
  • Şubeye ait işlemde merkez adresini yetki dayanağı yapmak

Tahkim şartı varsa, karşı taraf ilk itirazda bunu ileri sürdüğünde dava usulden reddedilebilir; bu ihtimal sözleşme incelemesinin ilk adımı olmalıdır.

İhtar, Temerrüt ve Delil Zinciri

TBK'ya göre temerrüdün doğduğu an, faiz ve tazminat hesabının başlangıcını belirler. Bu nedenle ihtarname yalnızca bir uyarı değil, ispat aracıdır: hangi edimin, hangi süre içinde, hangi sonuçla talep edildiği açık yazılmalıdır. Ticari defterler, teyit yazıları, irsaliye ve e-posta yazışmaları arasındaki tarih tutarlılığı, karşı tarafın savunmasını erken daraltır. Faturaya süresinde itiraz edilip edilmediği de ayrı bir ispat başlığıdır.

Dosyayı Açmadan Önce Son Kontrol

Arabuluculuk son tutanağı, talep edilen tutar ve taraf unvanları bakımından dava dilekçesiyle örtüşmelidir. Unvan değişikliği, birleşme veya devir varsa ticaret sicil kayıtları güncel alınmalıdır. Zamanaşımı süreleri sözleşme tipine göre değiştiğinden, tek bir süre varsayımıyla hareket etmek yanıltıcıdır.

Bu yazı genel bilgi vermek üzere kaleme alınmıştır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve talep kalemleri sonucu değiştirebileceğinden, somut uyuşmazlıkta belgeler üzerinden hukuki destek alınması yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla