İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşmelerde Yetki İtirazı: Zamanı, Biçimi ve Defterlerle İspat

1 Nisan 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Ticari uyuşmazlıklarda davanın nerede görüleceği, çoğu zaman esasa girilmeden verilen bir kararla belirlenir. Sözleşmeye konulan yetki kaydı, tarafların uzun süre üzerinde durmadığı bir madde olsa da uyuşmazlık çıktığında maliyeti doğrudan etkiler. Yetki itirazının zamanında ve usulüne uygun yapılmaması ise, aksi hâlde kabul görebilecek bir savunmayı baştan işlevsiz kılar.

Yetki İtirazının Zamanı ve Biçimi

Yetki itirazı, kesin yetki hâlleri dışında ilk itirazlar arasında yer alır ve süresi içinde, usulüne uygun biçimde ileri sürülmelidir. Burada iki ayrıntı belirleyicidir: itirazın cevap dilekçesinde açıkça yapılması ve davanın hangi mahkemede görülmesi gerektiğinin yetkili mahkeme gösterilerek belirtilmesi. Yetkili mahkeme gösterilmeden yapılan itiraz, incelenmeden sonuçsuz kalabilir. Bu nedenle savunma hazırlanırken yetki bahsi, esasa ilişkin argümanlardan önce yazılmalıdır.

Sözleşmedeki Yetki Kaydının Geçerliliği

Yetki sözleşmesinin geçerliliği için tarafların sıfatı önem taşır; tacirler ile kamu tüzel kişileri arasındaki yetki anlaşmaları ile diğer ilişkilerdeki durum aynı değildir. Ayrıca kaydın hangi uyuşmazlıkları kapsadığının belirli veya belirlenebilir olması aranır. Genel işlem koşulu niteliğindeki metinlerde yer alan yetki maddelerinin denetime tabi olabileceği de gözden kaçırılmamalıdır. Sözleşmenin farklı tarihli eklerinde çelişkili yetki kayıtları bulunuyorsa, hangi metnin sonraki tarihli ve imzalı olduğu belgelenmelidir.

Ticari Defter ve Yazışmaların İspat Gücü

  • Sözleşmenin imzalı asıl nüshası ile varsa ek protokoller ve tarihleri
  • Ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu ve tasdik edildiğini gösteren kayıtlar
  • Cari hesap ekstreleri ve mutabakat yazışmaları
  • Siparişin ve teslimin nerede gerçekleştiğini gösteren irsaliye, taşıma ve kabul belgeleri

İfa yerine dayalı yetki tartışmalarında bu belgeler, sözleşme metninden bağımsız bir dayanak oluşturabilir.

Yetkisizlik Kararından Sonra Süreyi Kaçırmamak

Yetkisizlik kararı verildiğinde dosyanın kendiliğinden yetkili mahkemeye gitmediği, kararın kesinleşmesinin ardından süresi içinde başvuru yapılması gerektiği sık gözden kaçan bir noktadır. Bu süre kaçırıldığında dava açılmamış sayılır ve arada zamanaşımı bakımından ortaya çıkacak sonuçlar telafi edilemeyebilir. Ticari davalarda dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk aşamasının da doğru tamamlanmış olması gerekir; bu aşamadaki eksiklik, yetki tartışmasından bağımsız olarak davanın usulden reddine yol açar.

Buradaki açıklamalar genel çerçeve niteliğindedir. Sözleşmenin yapısı, tarafların sıfatı ve ifa yeri sonucu değiştirebileceğinden, itiraz stratejisinin somut dosyaya göre bir hukukçuyla belirlenmesi uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla