İçeriğe geç
AC

Ticari Sözleşmede Yetki Uyuşmazlığı: Kayıt Düzeni ve İspat Planı

2 Nisan 2026 Ticaret Hukuku 2 dk okuma 61 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Ticari ilişkilerde uyuşmazlık çıktığında sıkça karşılaşılan iki ayrı yetki tartışması vardır ve bunlar birbirine karıştırılır. Birincisi davanın hangi yerde görüleceğine ilişkin yetki, ikincisi sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi temsile yetkili olup olmadığıdır. TTK, TBK ve 6102 sayılı Kanun çerçevesinde her iki tartışma da farklı belgelerle yürütülür.

Yetki Kaydının Geçerliliği Nasıl Tartışılır

Sözleşmeye konulan yetki kaydının bağlayıcılığı, tarafların sıfatına göre değişir. Tacirler arasında kurulan yetki anlaşmaları ile bir tarafın tacir olmadığı ilişkilerde durum aynı değildir. Bu nedenle ilk kontrol, karşı tarafın ticaret siciline kayıtlı olup olmadığı ve sözleşmenin ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığıdır. Kaydın sözleşmenin hangi bölümünde yer aldığı, ayrı bir başlık altında mı yoksa genel şartlar içinde mi bulunduğu da tartışmaya konu olabilir.

Temsil Yetkisi ve İmza Zinciri

  • Ticaret sicil kayıtları ve tescil edilmiş temsil yetkileri
  • İmza sirküleri ile yetkinin sınırlarını gösteren kararlar
  • Sözleşmenin imzalandığı tarihte geçerli olan yetki durumu
  • İşlemin sonradan benimsendiğini gösteren ödeme ve yazışmalar

Yetkisiz kişinin imzaladığı ileri sürülen sözleşmelerde, işlemin fiilen uygulanmış olması çoğu zaman belirleyici olur. Faturanın kayıtlara alınması, kısmi ödeme yapılması ya da teslimatın kabul edilmesi, itirazın gücünü zayıflatan davranışlardır ve bu nedenle karşı tarafın tüm işlem geçmişi incelenmelidir.

Sözleşmenin Kuruluşunu Gösteren Yan Deliller

Ticari hayatta birçok ilişki tek bir imzalı metinle değil, yazışmalar zinciriyle kurulur. Teklif ve kabul e-postaları, sipariş formları, e-fatura kayıtları, irsaliyeler, cari hesap mutabakat yazıları ve teyit mektupları bu zincirin halkalarıdır. Bu belgeler tarih sırasına dizildiğinde, tarafların gerçekte neyi kararlaştırdığı çoğu zaman sözleşme metninden daha net görünür. Defterlerin usulüne uygun tutulmuş olması da bu aşamada ayrı bir değer taşır.

Ticari Arabuluculuk ve Dava Kararı

Ticari davaların önemli bir bölümünde, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu aşamada verilecek karar salt hukuki değil ticaridir: karşı tarafla ilişkinin devam edip etmeyeceği, teminatın bulunup bulunmadığı ve tahsil kabiliyeti birlikte değerlendirilmelidir. Uzun süreli bir tedarik ilişkisi söz konusuysa, ödeme planına bağlanmış bir anlaşma çoğu zaman kazanılmış ama tahsil edilememiş bir karardan daha değerlidir. Buna karşılık karşı taraf mal kaçırma eğilimi gösteriyorsa, görüşmeye paralel olarak ihtiyati haciz imkânının değerlendirilmesi gerekir.

Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve uyuşmazlığın konusu izlenecek yolu değiştirebileceğinden, somut dosya için hukuki görüş alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla