İnternette yayımlanan bir içerik kişilik haklarını ihlal ediyorsa, izlenebilecek iki paralel yol vardır: doğrudan platforma başvurmak ve sulh ceza hâkimliğinden erişimin engellenmesi ya da içeriğin çıkarılması kararı istemek. Bu iki yol birbirinin alternatifi değil, birbirini besleyen adımlardır. Aşağıda her iki kanalın işleyişi ve mercie ilişkin ayrımlar ele alınmaktadır.
Önce Platform Başvurusu Neden Yapılır
İnternet ortamındaki yayınların düzenlenmesine ilişkin 5651 sayılı Kanun, hakkı ihlal edilen kişinin içerik veya yer sağlayıcıya doğrudan başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceğini öngörür. Bu başvuru iki işlev görür: içerik hızla kaldırılırsa yargısal süreç gereksiz kalır; kaldırılmazsa başvurunun kendisi, ihlalin bildirildiğini ve platformun bilgilendirildiğini kanıtlayan bir belge hâline gelir. Bu nedenle başvuru formunun ekran görüntüsü, referans numarası ve platformun yanıtı mutlaka saklanmalıdır.
Yargısal Yol: Sulh Ceza Hâkimliği
Kişilik hakkı ihlaline dayanan erişim engeli talepleri sulh ceza hâkimliğine yapılır ve hâkimlik kısa süreler içinde karar verir. Talep dilekçesinde içeriğin tam adresinin, ihlalin hangi kişisel değeri hedeflediğinin ve ihlalin neden açık olduğunun ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Kararın kapsamı yönünden de bir tercih yapılmalıdır: yalnızca ilgili sayfaya mı erişim engellenecek, yoksa içeriğin çıkarılması mı talep edilecektir. Bütün siteye yönelen ölçüsüz talepler ret riskini artırır.
Suç Boyutu Ayrı Değerlendirilir
Aynı olay bilişim sistemine girme, sistemi engelleme veya verileri hukuka aykırı ele geçirme gibi Türk Ceza Kanunu kapsamındaki fiilleri de içeriyorsa, erişim engeli talebinden bağımsız olarak Cumhuriyet başsavcılığına şikâyette bulunulmalıdır. Erişim engeli kararı içeriği görünmez kılar; failin tespiti ise ayrı bir soruşturma sürecini gerektirir. Kişisel verilerin hukuka aykırı yayımlanması söz konusuysa KVKK kapsamındaki başvuru yolu da aynı anda işletilebilir.
Delilin Bozulmadan Saklanması
Erişim engeli kararı verildiğinde içerik görünmez hâle geleceğinden, karardan önce delilin sabitlenmesi kritiktir. Bu kapsamda içeriğin tarih ve saat bilgisi görünen tam sayfa görüntüsü, adres çubuğunu içeren kayıt, mümkünse noter aracılığıyla tespit ve arşiv bağlantısı birlikte alınmalıdır. Delil sabitlenmeden yapılan başvurularda, içerik kaldırıldıktan sonra tazminat davası için gereken kanıt ortadan kalkabilir.
Karar Sonrası Takip
Verilen kararın uygulanıp uygulanmadığı takip edilmeli; içerik farklı bir adresten yeniden yayımlandığında yeni bir başvuru gerekebileceği baştan hesaba katılmalıdır.
Bu metin genel bilgilendirme amacı taşır. İçeriğin niteliği ve platformun konumu izlenecek yolu değiştirebileceğinden, ihlal fark edildiği anda delil sabitleme ve başvuru sıralaması konusunda hukuki destek alınması önerilir.