Teslim edilen mal veya yapılan iş sözleşmeye uygun değilse alıcının elinde birden fazla seçimlik hak bulunur. Ancak bu hakların kullanılabilmesi, çoğu zaman zamanında yapılmış bir ihbara bağlıdır. Türk Borçlar Kanunu ile ticari ilişkilerde Türk Ticaret Kanunu farklı ihbar rejimleri öngördüğünden, ilişkinin niteliği daha ilk günde doğru belirlenmelidir.
Muayene ve ihbar: iki ayrı külfet
Alıcının teslim aldığı malı işin olağan akışına göre gözden geçirmesi ve tespit ettiği ayıbı satıcıya bildirmesi beklenir. Tacirler arasındaki satışlarda bu külfet daha katıdır: açık ayıpların kısa bir süre içinde bildirilmesi gerekir, gizli ayıplar ise ortaya çıktığı anda bildirilir. Bildirimin yapılmaması, malın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle ihbarın içeriği kadar ispatı da önemlidir; telefon görüşmesi yerine noter ihtarı, e-posta veya KEP kullanılması sonradan tartışmayı bitirir.
Seçimlik hakların içeriği
- Sözleşmeden dönme ve ödenen bedelin iadesi.
- Ayıp oranında bedel indirimi.
- Ücretsiz onarım ya da ayıpsız misliyle değişim.
- Koşulları varsa ayrıca tazminat.
Talep dilekçesinde bu haklardan hangisinin öncelikli, hangisinin kademeli olarak istendiği açıkça yazılmalıdır. “Zararımın giderilmesi” şeklindeki genel ifade, bilirkişi incelemesinin kapsamını belirsiz bırakır.
Arabuluculuk aşaması nerede devreye girer
Konusu para alacağı olan ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu aşamayı atlayarak açılan dava usulden reddedilir ve kararın kesinleşmesinden sonra yeniden dava açmak için kanunda öngörülen iki haftalık süre içinde arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir. Süreç şu sırayla planlanmalıdır:
- İlişkinin ticari olup olmadığı ve tarafların sıfatı belirlenir.
- Ayıp ihbarı yapılmış ve belgelenmişse dosyaya eklenir.
- Arabuluculuk başvurusu yapılır; ilk toplantıya katılım tutanağa geçirilir.
- Anlaşma sağlanırsa son tutanak icra edilebilirlik bakımından kontrol edilir.
- Anlaşma olmazsa son tutanak tarihinden itibaren dava takvimi işletilir.
Zamanaşımı ile ihbar süresini karıştırmayın
İhbar külfetine uymak, alacağın zamanaşımına uğramayacağı anlamına gelmez; bunlar ayrı kurumlardır. Ayıbın satıcı tarafından ağır kusurla ya da hile ile gizlenmiş olması hâlinde ise satıcının kısa zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacağı kabul edilir. Bu iddia ileri sürülecekse, gizlemenin kendisi ayrıca ispatlanmalıdır.
Bilirkişi için delil hazırlığı
Ayıbın varlığı çoğu dosyada teknik incelemeyle belirlenir. Malın kullanım şeklini gösteren kayıtlar, servis formları, kurulum belgeleri ve tarihli görüntüler, incelemenin sonucunu doğrudan etkiler. Delil tespiti talebi, mal üzerinde değişiklik yapılmadan önce düşünülmelidir.
Buradaki bilgiler yol gösterici niteliktedir ve her sözleşmeye aynı şekilde uygulanmaz. Sözleşme metniniz, tarafların sıfatı ve ayıbın türü sonucu değiştirebileceğinden, uyuşmazlığınız için ayrıca hukuki değerlendirme yaptırmanız uygun olur.