İçeriğe geç
AC

Sözleşmede Ayıp İddiası: İhbar, Muayene ve Delil Yükünün Doğru Kurulması

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 67 görüntülenme Son güncelleme: 9 Ağustos 2026

Ticari ya da adi nitelikteki bir sözleşmede teslim edilen şeyin ayıplı olduğu iddiası, Türk Borçlar Kanununun ayıp hükümleri çerçevesinde ele alınır. Bu alanda uyuşmazlıkların önemli kısmı ayıbın gerçekten bulunup bulunmadığından değil, alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğünü zamanında yerine getirdiğini gösterememesinden kaynaklanır. Yani tartışma, teknik olmadan önce usuli bir tartışmadır.

Muayene ve İhbar: Hakkın Ayakta Kalma Koşulu

Alıcı, teslim aldığı şeyi işlerin olağan akışına göre incelemek ve ayıbı gördüğünde satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Açık ayıplarda bu inceleme teslimden hemen sonra beklenir; gizli ayıplarda ise yükümlülük ayıbın ortaya çıktığı ana bağlanır. İhbarın yapılmaması, ayıp gerçekten mevcut olsa dahi malın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle ilk sorulacak soru şudur: bildirim ne zaman ve hangi kanalla yapıldı?

Ayıp Türüne Göre Değişen Delil Seti

  • Açık ayıpta teslim tutanağı, sevk irsaliyesindeki şerhler ve teslim anındaki görüntüler
  • Gizli ayıpta ortaya çıkış tarihini gösteren arıza kaydı ve kullanım geçmişi
  • Nitelik vaadi söz konusuysa teklif, şartname ve teknik ek belgeler
  • Satıcının ayıbı bildiği halde susduğunu gösteren yazışmalar
  • Muayenenin uzmanlık gerektirdiği hallerde alınan bağımsız teknik görüş

Seçimlik Hakların Sırası ve Talep Yazımı

  1. Sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım ve ayıpsız misliyle değişim seçenekleri karşılaştırılır.
  2. Seçilen hak, edimin niteliği ve ayıbın giderilebilirliği dikkate alınarak gerekçelendirilir.
  3. Talep tutarı, indirim hesabına elverişli veriyle birlikte sunulur.
  4. Ayıp nedeniyle doğan dolaylı zararlar ayrı kalem olarak yazılır.
  5. Terditli talep kurulacaksa sıra açıkça belirtilir.

Tacirler Arası İlişkinin Farkı

Her iki tarafın da tacir olduğu ilişkilerde muayene ve ihbar konusunda daha katı bir özen beklenir; bildirim sürelerinin kısalığı sebebiyle gecikme çok daha hızlı hak kaybına dönüşür. Ayrıca tarafların sözleşmede muayene usulünü, bildirim biçimini ve süresini kararlaştırmış olması mümkündür. Böyle bir hüküm varsa, kanuni çerçeveden önce sözleşme metnindeki düzenleme okunmalıdır. Tüketici işlemi niteliğindeki ilişkilerde ise koruyucu hükümler devreye girdiğinden, ilişkinin hukuki niteliği baştan doğru belirlenmelidir.

Delil Tespiti Neden Erken Yapılmalı

Ayıplı edimin zamanla değişmesi, tüketilmesi ya da onarılması halinde inceleme konusu ortadan kalkar. Dava açılmadan önce delil tespiti yoluna gidilmesi, hem ayıbın o andaki halini kayda geçirir hem de karşı tarafla yürütülecek görüşmelerde somut bir zemin oluşturur. Onarım yaptırılacaksa dahi, öncesinde durumun belgelenmesi ileride ispat sıkıntısını önler.

Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; sözleşmenizin hükümleri, tarafların sıfatı ve teslim biçimi sonucu değiştirebilir. Bildirim yapmadan veya talebinizi belirlemeden önce hukuki değerlendirme almanız yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla