Zamanaşımı tartışması iki ayrı sorunun cevabıdır: süre ne zaman başladı ve bu arada kesilmesine yol açan bir olay yaşandı mı. TBK, HMK ve TKHK ekseninde yürüyen alacak uyuşmazlıklarında bu iki soruya belgeyle cevap veremeyen taraf, esasında haklı olsa bile sonuç alamayabilir. Bu rehber, zamanaşımı savunmasında delilin nasıl kurgulanacağını anlatır.
Başlangıç Anı Sözleşmenin İçinde Gizlidir
Sürenin başlangıcı çoğu zaman sözleşmenin imzalandığı gün değil, alacağın muaccel hâle geldiği gündür. Taksitli işlerde her taksit, dönemsel edimlerde her dönem için ayrı bir başlangıç söz konusu olabilir. Bu nedenle ilk iş, sözleşmedeki vade, ihbar ve fesih hükümlerinin ayıklanmasıdır. Vade belirsizse, muacceliyeti doğuran ihtarın kendisi başlangıç tarihini gösteren belge hâline gelir.
Kesilmeyi Gösteren Belgeler
- Borçlunun borcu kabul ettiğini gösteren yazışma, e-posta veya mesaj.
- Kısmi ödeme yapıldığını gösteren dekont ve muhasebe kaydı.
- Teminat verilmesi ya da yeni bir ödeme planı üzerinde anlaşılması.
- Takip talebi, dava dilekçesi ve bunların tebliğine ilişkin evrak.
Bu belgelerin tarihleri tek bir çizelgede toplandığında, sürenin hangi noktada yeniden işlemeye başladığı görünür hâle gelir. Çizelge olmadan yapılan hesap, çoğu zaman tek bir tarih üzerinden yürütülür ve yanılgıya açıktır.
İspat Kuralları Savunmayı Sınırlar
Belirli bir tutarın üzerindeki hukuki işlemlerin senetle ispatı kuralı, borcun ödendiği savunmasında da geçerlidir. Elden ödeme yapıldığı ileri sürülüyorsa, karşı tarafın yazılı bir kabulü ya da en azından delil başlangıcı sayılabilecek bir yazılı belge aranır. Yalnızca tanık anlatımına dayanan ödeme savunması, bu nedenle sıkça sonuçsuz kalır.
Defi Zamanında İleri Sürülmezse
- Zamanaşımı kendiliğinden dikkate alınmaz; ileri sürülmesi gerekir.
- İleri sürme, cevap dilekçesinin verilme süresi içinde yapılmalıdır.
- Gerekçe somutlaştırılır: hangi tarihten itibaren, hangi süre, hangi hüküm uyarınca.
- Karşı tarafın kesilme iddiasına karşı ayrı bir yanıt hazırlanır.
Delil eksikliğinin en görünür sonucu, savunmanın soyut kalması ve alacağın tümüyle hüküm altına alınmasıdır. Bu yüzden ticari ilişkinin başından itibaren yazışmaların saklanması, sonradan yapılacak her hesaptan daha değerlidir.
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süreyi değiştirebileceğinden, somut alacağınız için ayrıca hukuki değerlendirme alınması gerekir.