İçeriğe geç
AC

Sözleşmede Ayıp İddiası: Muayene, İhbar ve Dava Sırasında Delil Planı

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Teslim edilen malın veya ifa edilen işin sözleşmeye uygun olmadığı iddiası, çoğu zaman haklı bir zeminde doğar ama zamanında ve ispatlanabilir biçimde bildirilmediği için sonuçsuz kalır. TBK, HMK ve TKHK hükümlerinin kesiştiği bu alanda, delil asıl olarak ihbar anında üretilir. Bu rehber, ayıp iddiasında zaman ve ispat yönetimini ele alıyor.

Gözden Geçirme ve Bildirim Külfeti

Alıcı, teslimden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz malı gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bu külfet yerine getirilmezse mal kabul edilmiş sayılabilir. Gizli ayıplarda ise bildirim, ayıbın ortaya çıktığı anla ilişkilendirilir. Ticari ilişkilerde bu külfet daha da katı uygulandığından, teslim tarihinin, muayene tarihinin ve ihbar tarihinin ayrı ayrı belgelenmesi gerekir.

Delili İhbar Anında Üretmek

İhbar yalnızca bir bildirim değil, aynı zamanda bir delil yaratma fırsatıdır. Bu nedenle ihbar metni, ayıbı genel ifadelerle değil somut biçimde tanımlamalıdır. İhbar aşamasında yapılması yerinde olan işlemler:

  • Ayıbın fotoğraf ve video ile teslim tarihine yakın biçimde kayıt altına alınması
  • Ürünün ambalaj, seri numarası ve teslim belgesiyle birlikte tespiti
  • Onarım için servise veya yükleniciye teslim edildiğine dair belge alınması
  • Değişim güç olan hallerde mahkemeden delil tespiti istenmesi

Zamanaşımı ve Ağır Kusur İstisnası

Ayıba dayalı taleplerde satıma özgü zamanaşımı süreleri, genel sözleşme zamanaşımından daha kısa olabilir; taşınmaz yapılar ve ağır kusur halleri için farklı süreler öngörülmüştür. Ayıbı hile ile gizleyen ya da ağır kusuruyla susan satıcının kısa zamanaşımından yararlanamayacağı kuralı, uygulamada birçok dosyanın dayanağını oluşturur. Bu nedenle karşı tarafın ayıbı bilip bilmediğine ilişkin yazışmalar, teknik servis kayıtları ve tanıtım beyanları dosyanın en değerli parçaları arasındadır.

Usulden Kaynaklanan Hak Kayıpları

Bu dosyalarda en yaygın hata, seçimlik hakların birbirini dışlar biçimde kullanılmasıdır: sözleşmeden dönme iradesi açıklandıktan sonra onarım talebine geri dönmek her zaman mümkün olmaz. İkinci hata, talebin belirsiz bırakılmasıdır; onarım masrafı ya da değer kaybı hesaplanabilir durumdayken talebin miktarsız ileri sürülmesi, faiz ve harç yönünden sorun yaratabilir. Ayrıca üretici, satıcı ve yüklenici arasındaki sorumluluk dağılımı doğru kurulmazsa, husumet yönünden dosya esasa girilmeden kapanabilir.

Bilgilendirme

Ayıp uyuşmazlıklarında iddianın gücü, ihbarın yapıldığı andaki titizlikle doğru orantılıdır. Yukarıdaki çerçeve genel bilgi amacı taşır; sözleşmenin türü, tarafların tacir olup olmadığı ve ayıbın niteliği sonucu değiştirir. Bildirim yapmadan veya bir seçimlik hakkı kullanmadan önce hukuki değerlendirme almanız faydalı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla