İçeriğe geç
AC

Ayıp İhbarında Doğru Mahkeme: Alıcının Sıfatı Görevi Nasıl Değiştirir?

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 61 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Teslim edilen mal veya yapılan iş sözleşmeye aykırıysa, alıcının elindeki seçimlik haklar bellidir. Ancak bu hakların hangi mahkemeye taşınacağı, malın türünden çok tarafların sıfatına bağlıdır. Aynı arıza, alıcının kim olduğuna göre üç ayrı mahkemenin önüne gidebilir; bu nedenle ayıp dosyalarında ilk yapılacak iş ilişkinin hukuki niteliğini belirlemektir.

Üç Farklı Görev İhtimali

  • Tüketici mahkemesi: alıcı ticari veya mesleki amaç dışında hareket ediyorsa
  • Asliye ticaret mahkemesi: her iki taraf da tacir ve ilişki ticari işletmeleriyle ilgiliyse
  • Asliye hukuk mahkemesi: yukarıdaki iki hâlin dışında kalan adi satış ve eser ilişkilerinde

Şirket adına kesilen fatura, alıcıyı tüketici olmaktan çıkarabilir; buna karşılık faturanın şahsa kesilmiş olması tek başına tüketici sıfatını kanıtlamaz. Belirleyici olan, edinimin hangi amaçla yapıldığıdır.

Dava Öncesi Zorunlu Aşama Var mı?

Ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat talepleri için dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir. Tüketici işlemlerinde ise belirli tutarın altındaki uyuşmazlıklar hakem heyetine gider. Aynı arızadan doğan bedel iadesi talebi, alıcının sıfatına göre bu iki farklı ön aşamadan birine tabi olabilir. Yanlış ön aşamayı tamamlamak, dava şartını yerine getirmiş sayılmayı sağlamaz.

İhbarın Zamanında ve İspatlanabilir Yapılması

Ayıp hükümlerine dayanabilmek için, açık ayıpların gözden geçirme sonrasında uygun sürede satıcıya bildirilmesi beklenir. Gizli ayıplar ortaya çıktıkça bildirilir. İhbarın sözlü yapılması çoğu zaman ispat sorununa dönüşür. Bu nedenle:

  1. Teslim tarihi ve teslim tutanağı kayıt altına alınır.
  2. Ayıp fark edilir edilmez yazılı bildirim gönderilir ve tebliğ belgesi saklanır.
  3. Bildirimde ayıbın niteliği ve seçilen hak açıkça belirtilir.
  4. Satıcının verdiği yanıtlar ve yapılan onarım denemeleri belgelenir.
  5. Delil kaybı riski varsa dava öncesinde delil tespiti istenir.

Yetki: Nerede Dava Açılır?

Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden doğan davalarda ayrıca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilir. Tacirler arasındaki ilişkide sözleşmeye konulan yetki kaydı geçerli olabilirken, tüketici aleyhine sonuç doğuran yetki kayıtları geçerli kabul edilmez. Bu ayrım, uzak ildeki bir mahkemede dava açmak zorunda kalıp kalmayacağınızı belirler.

Talebi Ölçülebilir Kurmak

Bedel indirimi mi, onarım mı, değişim mi yoksa sözleşmeden dönme mi istendiği baştan netleşmelidir. Belirsiz alacak veya kısmi dava tercihi zamanaşımı ve harç bakımından farklı sonuçlar doğurduğundan, bu tercih bilinçli yapılmalıdır. Teknik inceleme gerektiren dosyalarda uzman görüşünün dilekçeyle birlikte sunulması, bilirkişi raporuna itiraz aşamasını da güçlendirir.

Yukarıdakiler genel çerçeve niteliğindedir. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve teslim tarihi sonucu doğrudan etkileyebileceğinden, adım atmadan önce dosyanın incelenmesi önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla