İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Tazminatta Görev ve Yetki: Delil Yükünü Doğru Mahkemeye Taşımak

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Tazminat talebi, dayandığı hukuki temele göre bambaşka bir usul zincirine bağlanır. Aynı olaydan doğan zarar; sözleşmeye aykırılık, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilebilir. Bu niteleme yalnızca dilekçenin başlığını değil, görevli mahkemeyi, yetkiyi, zamanaşımını ve ispat yükünü de belirler.

Görev Sorusu: Genel Mahkeme mi, Özel Mahkeme mi?

Asliye hukuk mahkemesi genel görevlidir; ancak uyuşmazlık taraflardan birinin tüketici sıfatına dayanıyorsa 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici mahkemesi, iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenindendir ve mahkeme tarafından resen gözetilir; tarafların itiraz etmemesi yanlış mahkemede görülen davayı geçerli kılmaz. Bu nedenle sıfat analizi, dilekçe yazılmadan önce tamamlanmalıdır.

Dava Şartı Arabuluculuk Basamağı

Ticari nitelikteki alacak ve tazminat talepleri ile tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu basamak atlandığında dosya esasa girilmeden usulden reddedilir. Arabuluculuk son tutanağının dilekçeye eklenmesi ve tutanaktaki tarafların dava dilekçesindeki taraflarla birebir örtüşmesi ayrıca kontrol edilmelidir.

Yetkide Seçim Hakkı

Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu, davacıya birden fazla yetkili yer sunar. Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan taleplerde sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de yetkilidir. Haksız fiile dayalı taleplerde ise fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri arasında seçim yapılabilir. Tacirler arasında yapılan yetki sözleşmesi bu seçenekleri daraltabileceğinden, sözleşme metni baştan okunmalıdır.

Talebi Ölçülebilir Kılmak

  • Zarar kalemleri fiilî zarar ve yoksun kalınan kâr olarak ayrı ayrı gösterilir; her kalem ayrı belgeye bağlanır.
  • Temerrüdün hangi tarihte oluştuğu, ihtar veya vade üzerinden gerekçelendirilir; faiz başlangıcı buna göre yazılır.
  • Miktar tam belirlenemiyorsa belirsiz alacak veya kısmi dava tercihi bilinçli yapılır; bu tercih zamanaşımı ve harç bakımından sonuç doğurur.
  • Karşı tarafın savunmasında öne süreceği kusur indirimi ve zararın azaltılması iddiaları önceden karşılanır.

İspat Yükünün Yön Değiştirdiği Noktalar

Sözleşmeye aykırılıkta borçlunun kusursuzluğunu ispat etmesi beklenirken, haksız fiilde kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer. Bu fark, aynı olayda hangi hukuki temelin öne çıkarılacağını doğrudan etkiler. Terditli talep kurgusu bu noktada işlevseldir: asıl talep kabul görmezse ikinci temel üzerinden inceleme devam eder.

Yukarıdaki değerlendirmeler genel bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve zararın niteliği görevli mahkemeyi ve ispat düzenini değiştirebileceğinden, dava yoluna gitmeden önce hukuki görüş alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla