İçeriğe geç
AC

Zamanaşımı Savunması ve Tazminat Hesabında Görevli Mahkemeyi Doğru Seçmek

25 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 66 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Borçlar hukuku uyuşmazlıklarında iki soru genellikle birlikte sorulur: alacak hâlâ istenebilir mi ve ne kadar istenebilir? Bu iki sorunun cevabı, davanın hangi mahkemede açıldığından bağımsız değildir. Görev yanlışı, sadece bir usul gecikmesi olmakla kalmaz; zamanaşımı tartışmasının seyrini de değiştirebilir.

Görev Yanlışı Zamanaşımını Nasıl Etkiler

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, zamanaşımını kesen sebepler arasında dava açılmasını da sayar. Kanun, davanın görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılmış olması hâlinde de bu etkinin doğduğunu; verilen ret kararının ardından belirli bir ek süre içinde yeniden dava açılabileceğini düzenler. Bu, hatayı tamamen bağışlayan bir kural değildir: ek süre kısadır, kararın kesinleşmesine bağlıdır ve kaçırıldığında koruma ortadan kalkar. Dolayısıyla görevsizlik kararı elinize ulaştığı gün, yeni takvimi kurmak gerekir.

Alacağın Kaynağı Mahkemeyi Belirler

  • Genel kural olarak, aksine düzenleme bulunmayan hâllerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
  • Taraflardan biri tüketici sıfatını taşıyorsa, uyuşmazlık TKHK çerçevesinde tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesine gider.
  • İki taraf için de ticari nitelik taşıyan işlerde asliye ticaret mahkemesi devreye girer ve para alacaklarında arabuluculuk dava şartıdır.
  • Kaynak bir iş sözleşmesiyse iş mahkemesi görevlidir; burada da arabuluculuk basamağı aranır.

Yetki Sözleşmesi ve Sınırları

HMK, tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yetki sözleşmesi yapılmasına imkân tanır; buna karşılık bu imkân herkes için geçerli değildir. Tüketici işlemlerinde sözleşmeye konulan yetki kayıtlarının bağlayıcılığı sınırlıdır. Ayrıca yetki sözleşmesi görevi değiştirmez: yanlış görevli mahkeme, taraf iradesiyle yetkili hâle getirilemez. Sözleşmedeki bu maddeyi, dava öncesinde ayrı bir başlık altında değerlendirin.

Tazminat Hesabını Merciye Göre Kurgulamak

Talep sonucunu yazarken belirsiz alacak, kısmi dava veya tam dava seçeneklerinden hangisinin kullanılacağı, hem harç hem de zamanaşımının hangi tutar için kesildiği bakımından sonuç doğurur. Kısmi dava açıldığında, dava dışı bırakılan bakiye için zamanaşımı işlemeye devam eder. Bilirkişi incelemesi gerektiren hesaplarda, hesabın dayandığı verileri dilekçeye ekleyip hangi kalemin hangi belgeden çıktığını göstermek, ileride yapılacak ıslah ihtiyacını azaltır.

Süre Riskini Yönetmek

  1. Alacağın doğduğu ve muaccel olduğu tarihleri ayrı ayrı belirleyin.
  2. Sözleşmeye dayalı alacak ile haksız fiilden doğan talebin sürelerinin farklı işlediğini unutmayın.
  3. İhtarname, ödeme kabulü ve kısmi ödeme gibi kesme sebeplerini belgeleyin.
  4. Dava şartı olan arabuluculuk sürecinin süreye etkisini takvime işleyin.

Bu içerik genel bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenizin türü, tarafların sıfatı ve alacağın niteliği hem görevi hem de süreyi değiştireceğinden, dava açmadan önce hesap ve takviminizi bir hukukçuyla birlikte gözden geçirmeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla