Tazminat dosyalarında dilekçe ne kadar iyi yazılırsa yazılsın, arabuluculuk aşaması yanlış değerlendirilmişse dava esasa girmeden reddedilir. TBK kapsamındaki sözleşmesel ve haksız fiile dayalı taleplerde arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. Bu ayrımı baştan yapmak, aylarca sürecek bir usul kaybını önler.
Zorunlu ile İhtiyari Ayrımı Nasıl Yapılır?
Ticari nitelikteki, tüketici işleminden doğan ve kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar gibi kanunda sayılan alanlarda arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Buna karşılık her tazminat talebi bu kapsamda değildir; özellikle haksız fiilden doğan bedensel zarar ve ölüm kaynaklı taleplerde kapsam dışı tutulan hâller bulunur. Belirleyici olan tarafların sıfatı ve ilişkinin hukuki niteliğidir; talebin adının tazminat olması tek başına yön göstermez.
Dava Şartı Atlandığında Ne Olur?
- Mahkeme, arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmasını ister.
- Sunulmazsa dava, esasa girilmeden usulden reddedilir.
- Zamanaşımı bakımından arabuluculuk başvurusunun sağladığı koruma bu dosyada işlemez.
- Yeniden başvuru yapılana kadar geçen sürede karşı taraf malvarlığını değiştirmiş olabilir.
Arabuluculuk Bürosunun Yetkisi
Başvurunun yapılacağı adliye, davanın açılacağı yer mahkemesinin bulunduğu adliyedeki arabuluculuk bürosudur. Yetkisiz büroya yapılan başvuru üzerine düzenlenen tutanak, karşı taraf yetkiye itiraz ettiğinde dava şartını karşılamayabilir. Sözleşmede yetki kaydı varsa bu kayıt hem büro hem mahkeme yönünden birlikte değerlendirilmelidir.
Anlaşma Sağlanırsa: Belgenin İcra Gücü
- Anlaşma belgesi, taraflar ve arabulucu birlikte imzaladığında icra edilebilirlik açısından güçlü bir konum yaratır.
- Ödeme takvimi, gecikme hâlinde muacceliyet ve faiz başlangıcı belgede açıkça yazılmalıdır.
- Belgeye yazılmayan feragat veya ibra, sonradan ileri sürüldüğünde tartışma yaratır.
- Taraflardan biri tüzel kişi ise imza yetkisinin belgeyle doğrulanması gerekir.
Anlaşma Sağlanamazsa: Görevli Mahkemenin Belirlenmesi
Son tutanak alındıktan sonra dava, talebin niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret veya tüketici mahkemesinde açılır. Görevli mahkemenin yanlış seçilmesi hâlinde görevsizlik kararı verilir ve dosya süresinde talep edilirse görevli mahkemeye gönderilir; ancak bu süre içinde yapılmayan talep davanın açılmamış sayılmasına yol açar. Görev kamu düzenindendir ve tarafların anlaşmasıyla değiştirilemez.
Talebin Ölçülebilir Yazılması
Tazminat taleplerinde maddi ve manevi kalemlerin ayrı ayrı gösterilmesi, faiz türü ve başlangıç tarihinin belirtilmesi ve belirsiz alacak ile kısmi dava arasındaki tercihin bilinçli yapılması gerekir. Bu tercih hem harç hem zamanaşımı hem de ıslah imkânı bakımından sonuç doğurur.
Buradaki değerlendirmeler genel bilgilendirme amacı taşır. Uyuşmazlığınızın ticari nitelik taşıyıp taşımadığı ve tarafların sıfatı, izlenecek yolu tamamen değiştirebileceğinden, başvuru öncesinde hukuki görüş alınmasında yarar vardır.