İçeriğe geç
AC

Tazminat Hesabında Dava Türü, Görevli Mahkeme ve Yetki Seçenekleri

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 84 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Tazminat taleplerinde tartışma çoğu zaman zararın varlığında değil, hesabın nasıl kurulduğunda düğümlenir. Ancak hesabın doğru olması, dilekçenin doğru mahkemeye verilmiş olmasına bağlıdır. TBK sorumluluğun kaynağını, HMK ise görev ve yetkiyi düzenler; ikisi ayrı ayrı çözülmeden dosya ilerlemez.

Önce Sorumluluğun Kaynağı: Sözleşme mi, Haksız Fiil mi?

Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir. Bu ayrım yalnızca teorik değildir; zamanaşımı süresi, ispat yükünün dağılımı ve yetkili mahkeme buna göre değişir. Sözleşme ilişkisine dayanılıyorsa borçlunun kusursuzluğunu ispat yükü ona geçerken, haksız fiilde kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer. Dilekçede talebin dayanağını açıkça göstermek, sonradan yapılacak daraltmaların önüne geçer.

Görev: Asliye Hukuk ile Asliye Ticaret Arasındaki Ayrım

Genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Ancak uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgiliyse ya da kanunda ticari dava sayılan hâllerden biri söz konusuysa asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Bir tarafın tüketici sıfatı taşıdığı ilişkilerde ise TKHK devreye girer ve tüketici mahkemesi öne çıkar. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, bu değerlendirme dava açılmadan yapılmalıdır.

Yetkide Seçimlik Haklar

Genel kural davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Buna ek olarak sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer, haksız fiilden doğan davalarda ise fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi tercih edilebilir. Bu seçimlik imkân, davacıya delil toplama kolaylığı sağlayacak yeri seçme fırsatı verir. Sözleşmedeki yetki kaydının geçerliliği ise tarafların tacir olup olmamasına bağlıdır.

Hesabın Denetime Elverişli Kurulması

Talep edilen tutarın nasıl bulunduğu, dilekçede adım adım gösterilmelidir. Uygulamada aranan kalemler şunlardır:

  1. Fiili zararın belgeye dayalı dökümü ve tarihleri
  2. Yoksun kalınan kazancın hangi döneme ait olduğu ve dayanağı
  3. Faizin türü ile başlangıç tarihinin ayrıca gösterilmesi
  4. Müterafik kusur iddiasına karşı hazırlanmış karşı değerlendirme

Zararın tam olarak hesaplanamadığı hâllerde belirsiz alacak davası ya da kısmi dava seçenekleri gündeme gelir; bu tercih zamanaşımı ve harç bakımından farklı sonuçlar doğurduğu için baştan bilinçli yapılmalıdır. Talebin sonradan artırılmasına ilişkin usul kuralları da aynı aşamada planlanmalıdır.

Yanlış Mahkemenin Bedeli

Görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verildiğinde, dosyanın doğru mahkemeye gönderilmesi için süresi içinde talepte bulunmak gerekir. Bu talep yapılmazsa dava açılmamış sayılır ve zamanaşımı yönünden telafisi güç bir durum doğar.

Buradaki değerlendirmeler genel çerçeve sunar; olayın niteliği, tarafların sıfatı ve zararın türü hesabı ve mahkemeyi değiştirir. Dava açmadan önce hesabınızı bir avukatla birlikte gözden geçirmeniz yararlı olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla