İçeriğe geç
AC

Ayıp İhbarında Süre ve Usul Planı: Usule Aykırı Bildirim Riski

25 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Satın alınan bir malda ya da yaptırılan bir işte kusur çıktığında, alıcının hakları çoğu zaman kusurun kendisinden değil, bildirimin nasıl ve ne zaman yapıldığından etkilenir. TBK sisteminde ayıp bildirimi bir formalite değil, seçimlik hakların doğması için aşılması gereken bir eşiktir. Bu eşik atlandığında, ayıp gerçekten var olsa bile talep dinlenmeyebilir.

Ayıbın Türü Bildirim Takvimini Belirler

Gözden geçirmeyle fark edilebilecek açık ayıplarda, alıcının malı teslim aldıktan sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz incelemesi ve tespit ettiği kusuru gecikmeksizin bildirmesi beklenir. Sonradan ortaya çıkan gizli ayıplarda ise bildirim yükümlülüğü, ayıbın ortaya çıktığı anda doğar. Bu ayrım yapılmadan yazılan ihtarnamede sıkça görülen hata, gizli bir ayıbın teslim tarihine bağlanarak geç bildirim görünümü yaratmasıdır.

Bildirimin Şekli ve İspatı

  1. Bildirim, içeriği ve tarihi ispatlanabilir bir yolla yapılır; telefon görüşmesi tek başına yeterli sayılmaz.
  2. Metinde ayıbın ne olduğu teknik olarak tarif edilir, genel memnuniyetsizlik ifadelerinden kaçınılır.
  3. Ayıbın ne zaman ve nasıl fark edildiği açıkça yazılır.
  4. Fotoğraf, servis kaydı, ölçüm raporu gibi ekler bildirime iliştirilir.
  5. Kullanılan seçimlik hak açıkça belirtilir; birden fazla hak sıralı biçimde yazılabilir.

Seçimlik Hakların Sırası ve Etkisi

Alıcı; sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim taleplerinden birini kullanabilir. Bu tercih önemlidir, çünkü seçilen hak kural olarak karşı tarafı ve mahkemeyi bağlar. Onarım talep edilip mal onarıma bırakıldıktan sonra dönme talebine geçilmesi, tutarlılık sorunu yaratabilir. TKHK kapsamındaki tüketici işlemlerinde ise seçimlik hakların kullanımı ayrı bir korumaya tabidir ve satıcının sorumluluğu daha geniş yorumlanır.

Bildirim Süresi ile Zamanaşımını Karıştırmamak

Bildirim süresi ile dava zamanaşımı iki ayrı kurumdur. Zamanında bildirim yapılmış olsa bile, kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içinde dava açılmazsa talep sonuç doğurmaz. Satılanın ayıbından doğan sorumlulukta teslimden itibaren işleyen iki yıllık süre kuraldır; yapı ve taşınmaz bakımından daha uzun süreler öngörülmüştür. Satıcının ayıbı kasten gizlediği hâllerde ise bu sürelerden yararlanılamaz; bu istisna, geç kalınmış dosyalarda ilk araştırılması gereken noktadır.

Usule Aykırı Bildirimin Bedeli

  • Tarihi belgelenemeyen bildirimin hiç yapılmamış sayılması
  • Kusurun somutlaştırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesinin dayanaksız kalması
  • Ayıplı malın onarım için verilip iade edilmemesi hâlinde delilin kaybı
  • Yanlış muhataba, örneğin üretici yerine sadece aracıya bildirim yapılması

Bu açıklamalar genel niteliktedir; sözleşme türüne ve ayıbın kaynağına göre bildirim ve dava takvimi değişir. Somut uyuşmazlığınızda bildirim yapmadan önce hukuki görüş almanız hak kaybını önler.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla