İçeriğe geç
AC

Ayıp İddiasında Sözleşme Yorumu: Görevli Mahkeme ve Yetki Kaydının Geçerliliği

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 16 Ağustos 2026

Teslim edilen edimin sözleşmeye uygun olmadığı iddiası, çoğu zaman metnin nasıl yorumlanacağı tartışmasına dönüşür. Bu tartışmanın hangi mahkemede yürütüleceği ise sözleşmenin taraflarına ve konusuna göre değişir. TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde bu rehber, ayıp ve sözleşme yorumu ekseninde mercii seçimini ele alır.

Aynı Uyuşmazlık, Üç Farklı Mahkeme

Tarafların sıfatı görevi doğrudan belirler. Satıcı ile tüketici arasındaki ilişkide tüketici mahkemesi ve parasal sınır altındaki taleplerde hakem heyeti devreye girer. Her iki tarafın da tacir olduğu ve işin ticari işletmeyle ilgili bulunduğu hâllerde asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Bunların dışında kalan ilişkilerde ise asliye hukuk mahkemesi görevini korur. Görev kamu düzenindendir; taraflar sözleşmeyle bunu değiştiremez. Bu nedenle dilekçe hazırlanmadan önce sözleşmenin tarafları ve konusu tereddütsüz belirlenmelidir.

Yetki Kaydı Her Zaman Geçerli midir?

Sözleşmelere konulan "uyuşmazlıklarda şu ilin mahkemeleri yetkilidir" kayıtları sınırsız değildir. Yetki sözleşmesi ancak kanunun izin verdiği hâllerde ve belirli sıfattaki kişiler arasında geçerli olur; kesin yetki kuralının bulunduğu uyuşmazlıklarda hiçbir hüküm ifade etmez. Tüketici konumundaki tarafın aleyhine kurulan kayıtlar ise ayrıca denetime tabidir. Kayıt geçersizse genel kural işler: davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa edildiği yer mahkemesi.

Sözleşme Yorumunda Belirleyici Olan Unsurlar

  • Tarafların gerçek ve ortak iradesi; sözleşmedeki yanlış adlandırma bu iradeyi değiştirmez.
  • Sözleşme öncesi yazışmalar, teklif metinleri ve teknik şartname ekleri.
  • Tarafların sözleşme sonrasındaki fiili uygulaması, yani edimin nasıl yerine getirildiği.
  • Genel işlem koşullarında yer alan ve karşı tarafın aleyhine olan beklenmedik hükümler.
  • Sektörel teamül ve dürüstlük kuralının gerektirdiği yorum.

Ayıp Bildirimi: Süresinde Yapılmayan İhbarın Sonucu

Ayıp iddiasında en sık düşülen usul hatası, muayene ve bildirim yükümlülüğünün zamanında yerine getirilmemesidir. Açık ayıplarda teslimden sonra makul sürede, gizli ayıplarda ise ortaya çıktığı anda bildirim yapılması beklenir. Ticari ilişkilerde bu süreler daha kısa ve daha katı uygulanır. Bildirimin ispatı için ihtarname, kayıtlı elektronik posta veya karşı tarafın yazılı teyidi tercih edilmelidir; telefon görüşmesi tek başına ispat aracı olarak zayıf kalır.

Talebin Kurulması ve Islah İhtiyacı

  1. Seçimlik haklardan hangisinin kullanıldığı dilekçede açıkça yazılır.
  2. Zarar kalemleri, doğrudan ve dolaylı zarar ayrımı gözetilerek listelenir.
  3. Miktarın belirlenmesi bilirkişi incelemesine bağlıysa belirsiz alacak veya kısmi dava seçeneği tartışılır.
  4. Faiz başlangıcı için temerrüde düşürme tarihi belgelenir.
  5. Zamanaşımı süresi, ağır kusur veya hile iddiası bulunup bulunmadığına göre ayrıca değerlendirilir.

Bu açıklamalar genel niteliktedir; sözleşmenin metni, tarafların sıfatı ve bildirim tarihleri sonuca doğrudan etki eder. Kendi sözleşmeniz için hukuki değerlendirme alınması yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla