Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde davacıya birden fazla yer mahkemesi arasında seçim hakkı tanınmıştır. Bu seçim yalnızca pratik bir kolaylık değildir; delillerin bulunduğu yere göre yapılan doğru tercih, keşif ve tanık dinletme süreçlerini kısaltır ve dosyanın seyrini etkiler.
Yetki Seçenekleri ve Tercih Ölçütü
Haksız fiilden doğan davalarda; fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer, zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri yetkilidir. Buna genel yetki kuralı gereği davalının yerleşim yeri de eklenir. Olay yerinde keşif yapılması gerekiyorsa fiilin işlendiği yer, uzun süre sonra ortaya çıkan zararlarda ise zararın doğduğu yer tercih edilebilir. Seçim yapıldıktan sonra dilekçede dayanağın açıkça gösterilmesi, ilk itiraz olarak ileri sürülecek yetki itirazını karşılamayı kolaylaştırır.
Görev Yönünden Ayrım
Tazminat talepleri kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Ancak taraflar tacir ve uyuşmazlık ticari nitelikteyse asliye ticaret, zarar tüketici işleminden kaynaklanıyorsa tüketici mahkemesi devreye girer. Görevin yanlış belirlenmesi, dosyanın gönderilmesiyle sonuçlansa da zaman kaybı yaratır ve tedbir taleplerinin incelenmesini geciktirir.
Dört Unsurun Ayrı Ayrı İspatı
- Hukuka aykırı fiilin varlığı ve içeriği.
- Zararın kalem kalem gösterilmesi ve miktarının belgelenmesi.
- Fiil ile zarar arasındaki uygun nedensellik bağı.
- Kusur; kusursuz sorumluluk hallerinde ise sorumluluğun dayandığı özel sebep.
Her unsurun ayrı delillerle desteklenmesi gerekir. Özellikle nedensellik bağı, dosyalarda en zayıf bırakılan halkadır; araya giren üçüncü kişi davranışı veya mağdurun kendi kusuru ileri sürüldüğünde bu bağın somut olarak kurulması beklenir.
İki Ayrı Zamanaşımı Sayacı
Haksız fiilde, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa süre ile fiilin işlenmesinden itibaren işleyen uzun süre birlikte tutulur. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımının uygulanabileceği ihtimali de değerlendirilmelidir. Öğrenme anının ispatı, ihtarname ya da rapor tarihi gibi belgelerle desteklenmelidir.
Belirsiz Alacak mı, Kısmi Dava mı
Zararın miktarı dava açılırken tam olarak hesaplanamıyorsa dava türünün doğru seçilmesi gerekir. Yanlış tercih, faiz başlangıcı ve zamanaşımının kesilmesi bakımından farklı sonuçlar doğurur; sonradan yapılacak talep artırımının usulüne uygun yapılmaması ise alacağın bir kısmının zamanaşımına uğraması riskini taşır. Faiz türü ve başlangıç tarihi de dilekçede açıkça talep edilmelidir.
Buradaki açıklamalar genel niteliktedir ve her uyuşmazlık kendi olay örgüsüyle değerlendirilmelidir. Dava türü ile yetkili mahkeme seçimi geriye dönüşü zor sonuçlar doğurabildiğinden, dilekçeyi vermeden önce hukuki görüş almanız yararınıza olur.