Aynı olay, hukuki nitelendirmesine göre farklı mahkemede ve farklı şehirde görülebilir. Taraflar arasında bir sözleşme varken doğan zararın sözleşmeye aykırılık mı yoksa haksız fiil mi sayılacağı, teorik bir tartışma değildir; doğrudan görevli mahkemeyi, yetkili yeri, zamanaşımını ve ispat yükünü belirler. TBK ve HMK bu ayrımı farklı sonuçlara bağlar.
Nitelendirme Yetkiyi Neden Değiştirir?
HMK'nın genel yetki kuralı davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Ancak sözleşmeden doğan davalar için sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi, haksız fiilden doğan davalar için ise fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de seçimlik olarak yetkilidir. Yani aynı uyuşmazlık, nitelendirmeye göre birbirinden çok uzak iki şehirde açılabilir. Davacının bu seçim imkanını bilinçli kullanması, sürecin yönetimini kolaylaştırır.
Görev: Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Ayrımı
Görev kamu düzenine ilişkindir ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Uyuşmazlık TTK anlamında ticari dava niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesi, değilse asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Tarafların tacir olması, işin ticari işletmeyle ilgisi ve uyuşmazlığın kanunda mutlak ticari dava sayılıp sayılmadığı birlikte değerlendirilir. Tüketici sıfatının bulunduğu ilişkilerde ise TKHK devreye girer ve dosya tüketici mahkemesine taşınır.
Yarışan Taleplerin Kurgulanması
- Sözleşmeye aykırılık ile haksız fiilin birlikte ileri sürülebildiği hallerin tespiti
- Her iki temele göre farklı işleyen zamanaşımı sürelerinin ayrı hesaplanması
- Kusur karinesi ile kusurun ispatı arasındaki farkın dilekçeye yansıtılması
- Talep kalemlerinin maddi zarar, yoksun kalınan kazanç ve manevi zarar olarak ayrıştırılması
- Sözleşmedeki sorumsuzluk kayıtlarının geçerlilik yönünden incelenmesi
Sözleşme Yorumunda Başvurulan Ölçüler
Metnin lafzı ile tarafların gerçek iradesi çeliştiğinde, sözleşmenin yapılış amacı ve tarafların önceki uygulaması belirleyici olur. Bu nedenle sözleşme öncesi yazışmalar, teklif metinleri, faturalar ve fiili teslim kayıtları dosyaya bir bütün olarak sunulmalıdır. Genel işlem koşulu niteliğindeki hükümler bakımından ise, hükmün karşı tarafa açıkça bildirilip bildirilmediği ayrı bir inceleme başlığıdır.
Yetki Sözleşmesi Ne Kadar Bağlar?
Tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında yapılan yetki sözleşmeleri geçerli olabilirken, tüketici konumundaki taraf aleyhine getirilen yetki kayıtları aynı sonucu doğurmaz. Dava açmadan önce sözleşmedeki yetki hükmünün, tarafların sıfatı bakımından geçerli olup olmadığı incelenmelidir.
Yukarıdaki değerlendirme genel çerçeve sunar. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve zararın doğuş biçimi sonucu değiştirebileceğinden, dava yolunu belirlemeden önce dosyanın bir hukukçu tarafından nitelendirilmesi yararlı olacaktır.