Aynı olaydan hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil sorumluluğu doğabilir. Uygulamada dosyaların zayıfladığı nokta genellikle olayın kendisi değil, hukuki sebebin yanlış seçilmesi ve talebin bu seçime göre eksik kurulmasıdır. Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve tüketici işlemlerinde 6502 sayılı Kanun çerçevesinde bu kontrol listesi, sebep ve talep uyumunu güvenceye almayı hedefler.
Sözleşmesel sorumluluk mu, haksız fiil mi?
Taraflar arasında geçerli bir sözleşme varsa ve zarar bu sözleşmenin ihlalinden doğuyorsa, sorumluluğun temeli sözleşmedir. Sözleşme dışında kalan bir davranıştan doğan zararda ise haksız fiil hükümleri uygulanır. Bu ayrım yalnızca teorik değildir: kusurun ispat yükü, zamanaşımı süresi ve yetkili mahkeme bu tercihe göre değişir. İki temel bir arada bulunuyorsa talep terditli kurulmalı, hangi olgunun hangi sebebe dayandığı dilekçede açıkça ayrılmalıdır.
Sözleşme metnini yorumlarken bakılacak katmanlar
Sözleşmelerin yorumunda esas alınan şey, kullanılan kelimelerin sözlük anlamı değil tarafların gerçek ve ortak iradesidir. Bu iradenin ortaya konması için metin dışındaki kayıtlar da dosyaya girmelidir:
- Sözleşme öncesi teklif, şartname ve yazışmalar
- Fiili uygulama: taraflar sözleşmeyi yıllarca nasıl uyguladı
- Ek protokoller, zeyilnameler ve tek taraflı değişiklik bildirimleri
- Genel işlem koşulu niteliğindeki matbu hükümler ve bunların karşı tarafa açıklanıp açıklanmadığı
- Ödeme, teslim ve kabul belgelerindeki kayıt ve çekinceler
Zararın kalem kalem gösterilmesi
Talep, tek bir toplam rakam üzerinden kurulduğunda bilirkişi incelemesi dağılır ve kısmi kabul riski artar. Fiili zarar, yoksun kalınan kâr, gecikmeden doğan kalemler ve manevi talep ayrı ayrı yazılmalı; her kalem için dayanak belge belirtilmelidir. Faiz talebinde başlangıç tarihinin temerrüt, ihtar ya da dava tarihinden hangisine bağlandığı da açıkça gösterilmelidir.
İhtar ve temerrüt zincirini kurmak
Sözleşmeye dayanan taleplerde borçlunun temerrüde düşürülmüş olması çoğu zaman belirleyicidir. İhtarın içeriği, muhatabı ve tebliğ biçimi kayıt altına alınmalı; ayıp veya eksik ifa iddiasında muayene ve bildirim adımlarının zamanında yapıldığı belgeyle ortaya konmalıdır. Bu zincirin bir halkası eksik kaldığında, esasen haklı olan talep usul gerekçesiyle karşılıksız kalabilir.
Karşı iddiaya karşı hazırlık
Karşı tarafın en sık başvurduğu savunmalar, sözleşmenin ibra ile sona erdiği, zararın kendi davranışından doğduğu ve talebin zamanaşımına uğradığıdır. Dilekçe hazırlanırken bu üç başlığa karşı hangi belgenin sunulacağı baştan belirlenmelidir; duruşma aşamasında delil ikamesi çoğu zaman sınırlıdır.
Yukarıdaki çerçeve genel niteliktedir; sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve zararın doğuş biçimi sonucu bütünüyle değiştirebilir. Talebinizi kurmadan önce sözleşme metniyle birlikte hukuki değerlendirme almanız yerinde olacaktır.