İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde Arabuluculuk: Başvuru ve İtiraz Sırasında Süre Kaybını Önlemek

26 Mart 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Sözleşmeye aykırılık fark edildiğinde ilk refleks çoğu zaman dava dilekçesi hazırlamaktır; oysa ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat talepleri ile tüketici uyuşmazlıklarının önemli bir bölümünde arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Bu aşamada atlanan tek bir adım, esasa hiç girilmeden dosyanın usulden reddine yol açabilir. Aşağıda sözleşme ihlali dosyalarında başvuru ve itiraz sıralaması, bu sıralamanın süre hesabını nasıl değiştirdiği üzerinden ele alınıyor.

Başvurudan Önce Netleşmesi Gereken Üç Soru

  • Hangi seçimlik hak kullanılıyor? Aynen ifa, dönme, tazminat veya cezai şart talebi; her biri farklı bir ispat ve süre düzenine tabidir.
  • Uyuşmazlık ticari mi, tüketici işlemi mi? Bu ayrım hem zorunlu arabuluculuk kapsamını hem görevli mahkemeyi belirler.
  • Temerrüt ne zaman doğdu? İhtar gerektiren hâllerde ihtarın tarihi, hem faiz başlangıcının hem de zamanaşımı tartışmasının dayanağıdır.

Sürecin En Kritik Belgesi: Son Tutanak

Arabuluculuk anlaşmama ile sonuçlandığında düzenlenen son tutanak yalnızca bir formalite değildir. Dava dilekçesine eklenmesi gereken bu belge dava şartının yerine getirildiğini gösterir; tarafları, uyuşmazlık konusunu ve talebi doğru yansıtmadığında açılacak davanın kapsamı tartışmalı hâle gelir. Görüşmede hiç gündeme getirilmemiş bir alacak kalemi için ayrıca süreç işletilmesi gerekebileceğinden, talep kalemleri başvuru formunda eksiksiz sayılmalıdır.

Arabuluculuk, zamanaşımı bakımından da sonuç doğurur; ancak bu koruyucu etki sürecin usulüne uygun başlatılmış olmasına bağlıdır. Yanlış kişiye yöneltilmiş ya da konusu belirsiz bırakılmış bir başvuru, beklenen korumayı sağlamayabilir.

Karşı Tarafın Savunmalarına Önceden Hazırlanmak

Sözleşme ihlali dosyalarında savunma repertuvarı bellidir: sözleşmenin hiç kurulmadığı, edimin kayıtsız kabul edildiği, ayıbın süresinde bildirilmediği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya karşı tarafın da temerrütte olduğu. Bu savunmaların her biri için karşı delilin arabuluculuk aşamasından önce toplanması, ilerleyen aşamada tanık ve bilirkişi ihtiyacını azaltır. Yazışmalar, teslim ve kabul belgeleri ile ödeme kayıtları tek bir kronolojik dosyada tutulmalıdır.

Takvim Disiplini: Süre Kaybını Önleyen Dört Kayıt

  1. İhlalin öğrenildiği tarih ile varsa ihbar ve ihtar tarihleri ayrı ayrı kaydedilir.
  2. Arabuluculuk başvurusu, ilk toplantı ve son tutanak tarihleri aynı takvime işlenir.
  3. Son tutanağın ardından dava açmak için tanınan sürenin bitiminden önce bir ara kontrol günü belirlenir.
  4. Zamanaşımı ve varsa hak düşürücü sürelerin son günü, dosya kapağına yazılacak kadar görünür tutulur.

Hak düşürücü sürenin zamanaşımından farkı, taraflarca ileri sürülmese dahi hâkim tarafından kendiliğinden gözetilmesidir. Bu nedenle karşı taraf itiraz etmezse sorun olmaz varsayımı bu tür sürelerde geçerli değildir.

Kapanış

Her sözleşme kendi metni, ticari teamülü ve yazışma geçmişiyle birlikte okunur; buradaki sıralama genel bir yol haritasıdır. Elinizdeki dosyanın tarihleri ve belgeleri üzerinden bir hukukçuyla birlikte değerlendirme yapmak, özellikle süre hesabı bakımından yerinde olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla