İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Alacakta Zamanaşımı ve Arabuluculuk Başvurusunun Etkisi

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 92 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Alacak takibinde en sık kaybedilen dosyalar, hakkın var olmadığı değil, hakkın zamanında ileri sürülmediği dosyalardır. TBK, HMK ve TKHK hükümlerinin kesiştiği alanda arabuluculuk zorunluluğunun yaygınlaşmasıyla birlikte, süre hesabı da yeni bir katman kazanmıştır. Bu rehber, zamanaşımı ile arabuluculuk takviminin nasıl birlikte yönetileceğini ele alır.

Hangi Alacakta Hangi Süre İşler

Türk Borçlar Kanunu bakımından genel zamanaşımı süresi on yıldır. Bununla birlikte kira bedelleri, faiz ve kâr payı gibi dönemsel edimler ile vekâlet, eser ve benzeri belirli sözleşmelerden doğan alacaklar için beş yıllık süre öngörülmüştür. Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde ise zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa süre ile fiil tarihinden itibaren işleyen uzun süre birlikte değerlendirilir. Alacağın hukuki niteliği yanlış belirlendiğinde, uygulanacak süre de yanlış hesaplanır.

Sürenin Başlangıç Anını Sabitlemek

  • Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar.
  • Vadeye bağlanmış alacaklarda vade tarihi, ihtara bağlı alacaklarda ihtarın tebliği esas alınır.
  • Taksitli edimlerde her taksit için ayrı süre işleyebilir.
  • Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması veya teminat vermesi süreyi keser ve yeniden başlatır.
  • Dava veya takip yoluyla ileri sürme de kesme sebebidir; bu nedenle dosyadaki her yazışmanın tarihi kaydedilmelidir.

Arabuluculuk Başvurusu Süreyi Nasıl Etkiler

Ticari uyuşmazlıklar ile tüketici ve iş hukuku uyuşmazlıklarının önemli bölümünde arabuluculuk dava şartıdır. Arabuluculuk mevzuatı uyarınca başvuru anından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Bu koruma yalnızca usulüne uygun başvuru için geçerlidir; yetkisiz büroya yapılan başvuru veya sürecin usulsüz sonlandırılması tartışma yaratabileceğinden, başvuru evrakı ve son tutanak eksiksiz saklanmalıdır.

Dava Şartı Atlanırsa Ne Olur

Dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu ret kararının ardından süreç yeniden kurulurken zamanaşımının işlemeye devam etmiş olması ihtimali gündeme gelir. Bu nedenle dava dilekçesine son tutanağın aslı veya onaylı örneği mutlaka eklenmeli, anlaşamama nedeni tutanakta doğru biçimde yazılmalıdır.

Zamanaşımı Def'inin İleri Sürülmesi

Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden gözetilmez; borçlu tarafından süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi gerekir. Savunmanın genişletilmesi yasağı nedeniyle bu def'i, cevap dilekçesinde açıkça belirtilmelidir. Aksi hâlde alacak zamanaşımına uğramış olsa dahi borçlu bu savunmadan yararlanamaz.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır. Sözleşmenin türü, edimin niteliği ve tarafların sıfatı uygulanacak süreyi doğrudan değiştirdiğinden, alacağın takibine başlamadan önce süre hesabının hukuken doğrulanması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla