İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde İhbarın Rolü: Zamanaşımı Saati Ne Zaman Başlar, Dava Nerede Açılır

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 3 dk okuma 80 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Tazminat dosyalarında sonuç, çoğu zaman zararın büyüklüğüyle değil, sürenin ne zaman işlemeye başladığının doğru saptanmasıyla belirlenir. Sözleşmeden doğan bir talep ile haksız fiile dayanan bir talep aynı olaydan çıksa bile farklı takvimlere tabidir. Tazminat ve ihbar ilişkisini ele alan bu rehber, saatin ne zaman çalıştığını ve dosyanın hangi mahkemeye gideceğini netleştirir.

İki Ayrı Saat: Sözleşme ve Haksız Fiil

Haksız fiilden doğan tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren işleyen kısa bir süreye ve fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyen uzun bir dış süreye tabidir. Sözleşmeye aykırılıktan doğan talepler ise kural olarak genel zamanaşımına bağlıdır; bazı alacak türleri için daha kısa özel süreler öngörülmüştür. Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabiliyorsa, davacı lehine olan sürenin uygulanması gündeme gelir. TBK, fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde daha uzun ceza zamanaşımının uygulanacağını da öngörür; bu ihtimal, süresi geçmiş sanılan pek çok dosyayı yeniden ayağa kaldırır.

İhbar: Süreyi Durdurmaz, Ama Konumu Değiştirir

İhbarname göndermek zamanaşımını kendiliğinden kesmez; ancak temerrüdü kurar, faizin başlangıcını belirler ve karşı tarafın bilgi sahibi olduğunu ispatlar. Zamanaşımını kesen sebepler kanunda sayılmıştır ve borçlunun borcu ikrar etmesi ile dava açılması gibi işlemleri kapsar. Bu nedenle "ihtar çektim, süre durdu" varsayımı, dosyanın en tehlikeli hatasıdır. İhbarın gerçek değeri, karşı tarafın cevabında yaptığı kabul beyanlarının ileride ikrar olarak kullanılabilmesindedir.

Görevli Mahkeme ve Yetkili Yer Seçenekleri

Görev bakımından genel yetkili mahkeme asliye hukuk mahkemesidir; taraflar tacir ve iş ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi devreye girer. Yetki bakımından HMK, davalının yerleşim yeri mahkemesini genel kural olarak belirlerken, haksız fiillerde fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer ve zarar görenin yerleşim yeri mahkemesini de seçenek olarak sunar. Sözleşmeden doğan davalarda ise sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi ayrıca yetkilidir. Bu seçenekler, delillerin ve tanıkların bulunduğu yere göre stratejik biçimde kullanılmalıdır.

Dava Şartı Arabuluculuk Unutulmasın

Ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu adım atlanarak açılan dava usulden reddedilir ve bu süre zarfında zamanaşımı işlemeye devam eder. Arabuluculuk sürecinin zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından doğurduğu sonuçlar, başvuru tutanağındaki tarihlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Talep Kalemlerini Ölçülebilir Kurmak

  • Zararın türü ayrıştırılmalı: fiili zarar, kazanç kaybı, manevi zarar ayrı kalemler olarak yazılır.
  • Her kalem için hesaplamaya esas belge gösterilmelidir.
  • Miktarın baştan tam olarak belirlenemediği hallerde talebin nasıl kurgulanacağı, faiz ve zamanaşımı sonuçları düşünülerek seçilmelidir.
  • Faiz türü ve başlangıç tarihi, temerrüdün kurulduğu ihbarla ilişkilendirilmelidir.

Bu metin genel bilgilendirme amaçlıdır; olayın niteliği zamanaşımı süresini de yetkili mahkemeyi de değiştirebilir. Talebinizin dayandığı hukuki sebebi belirlemek dosyanın en kritik adımı olduğundan, dilekçe yazılmadan önce hukuki destek alınması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla