İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde Arabuluculuk: Dava Şartı Kontrolü ve İki Haftalık Süre

20 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 7 Ağustos 2026

Tazminat talepli dosyalarda ilk incelenmesi gereken konu zararın miktarı değil, davanın arabuluculuk aşamasından geçip geçmeyeceğidir. Dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir ve bu sırada zamanaşımı bakımından beklenen koruma da sağlanmamış olabilir.

Hangi Tazminat Talebi Arabuluculuğa Tabi

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından ticari uyuşmazlıklarda ve tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı olarak uygulanır. Buna karşılık ihtiyati tedbir talepleri, tespit davaları ve kanunda özel olarak istisna tutulan uyuşmazlıklar bu kapsamın dışındadır. Talep birden çok kalem içeriyorsa, her kalem ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Son Tutanaktan Sonraki İki Hafta

Arabuluculuk anlaşmama ile sonuçlandığında, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen iki haftalık süre içinde dava açılması gerekir. Bu süre kaçırılırsa dava yeniden arabuluculuk şartına tabi olur. Ayrıca son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenmediğinde, mahkeme kesin süre verir ve bu süreye de uyulmazsa dava usulden reddedilir.

Zamanaşımı Nasıl Etkilenir

  • Arabuluculuk sürecinin başlamasından son tutanağın düzenlenmesine kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.
  • Haksız fiile dayalı tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu'ndaki öğrenmeye bağlı süre ile fiil tarihinden işleyen üst süre birlikte gözetilir.
  • Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı hâller ayrıca değerlendirilir.
  • Sözleşmeye aykırılığa dayalı taleplerde süre rejimi haksız fiilden farklı işler; talebin hukuki sebebi bu yüzden baştan doğru seçilmelidir.

Arabuluculuk Masasına Hazırlıklı Gitmek

  1. Zarar kalemleri belgeye dayalı olarak tek tabloda toplanır; götürü rakam müzakere gücünü zayıflatır.
  2. Karşı tarafın kusur oranına ilişkin savunması önceden öngörülerek karşı belge hazırlanır.
  3. Anlaşma sağlanırsa tutanağın icra edilebilirlik yönü kontrol edilir; taraflar ve avukatları imzaladığında belge ilam niteliğinde sayılır.
  4. Kısmi anlaşma hâlinde hangi kalemlerin kapsam dışında bırakıldığı tutanakta açıkça yazılır.

Dava Aşamasına Geçildiğinde

Belirsiz alacak, kısmi dava veya tam eda davası tercihi hem harç hem faiz başlangıcı bakımından farklı sonuç doğurur. Islah imkânı bulunsa da her dosyada bir kez kullanılabildiğinden, talep türü baştan doğru kurulmalıdır.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeve sunar; uyuşmazlığın niteliği ve tarafların sıfatı arabuluculuk şartını değiştirebilir. Dava açmadan önce bu kontrolü bir hukukçuyla birlikte yapmanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla