İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde İhbar ve Temerrüt: İspat ve Delil Stratejisi

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 4 Ağustos 2026

Sözleşme ihlallerinde tarafların haklılığı çoğu zaman tartışmasızdır; asıl kayıp, hakkın nasıl kullanıldığından doğar. TBK, birçok talebi önce karşı tarafa yapılacak bir bildirime bağlar. Bu bildirimin içeriği, zamanı ve ispatı, dosyanın sonucunu belirleyen üç unsurdur.

İhbarın hukuki işlevi

İhbar, karşı tarafı borcunu yerine getirmediği konusunda uyaran ve çoğu hâlde temerrüdü başlatan işlemdir. Vadenin belirli olduğu borçlarda vade gününün geçmesiyle temerrüt kendiliğinden doğar; vadenin belirli olmadığı hâllerde ise ihtar gerekir. Bu ayrım, gecikme faizinin hangi tarihten işleyeceğini de belirler. İhtarda borcun konusu, tutarı ve dayanağı açıkça gösterilmezse, bildirimin temerrüt doğurup doğurmadığı tartışmalı hâle gelir.

Süre verme ve seçimlik hakların kullanımı

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borçlu temerrüde düştüğünde, alacaklı kural olarak uygun bir süre verir veya bu sürenin verilmesini hâkimden ister. Sürenin sonuçsuz kalması hâlinde alacaklının önünde farklı yollar açılır: aynen ifayı gecikme tazminatıyla birlikte istemek, ifadan vazgeçip ihlalden doğan zararın giderilmesini talep etmek ya da sözleşmeden dönmek. Bu tercihin ne zaman ve nasıl bildirileceği önemlidir; seçim yapıldıktan sonra geri dönmek çoğu hâlde mümkün olmaz. Bu nedenle ihtarnamede seçimlik hakkın hangi koşulla kullanılacağı önceden şarta bağlanabilir.

Bildirimin ispatı: kanal seçimi

  • Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname, içerik ve tarih bakımından en güçlü kayıt sağlar.
  • Kayıtlı elektronik posta, muhatabın bu sistemi kullanması hâlinde eşdeğer bir ispat imkânı sunar.
  • İadeli taahhütlü posta, teslim tarihini gösterir ancak içerik tartışmalı kalabilir.
  • Elektronik posta ve mesajlaşma kayıtları destekleyici niteliktedir; tek başına yeterli olmayabilir.
  • Sözleşmede bildirim usulü kararlaştırılmışsa öncelikle o usule uyulmalıdır.

Ayıp bildiriminde gözden geçirme yükü

Satım ve eser ilişkilerinde alıcı veya iş sahibi, teslim aldığı şeyi uygun sürede gözden geçirmek ve tespit ettiği ayıpları karşı tarafa bildirmekle yükümlüdür. Açık ayıplarda bu bildirim gecikirse, ayıp kabul edilmiş sayılabilir. Gizli ayıplarda ise süre, ayıbın ortaya çıktığı andan işler. Tüketici tarafın bulunduğu ilişkilerde TKHK ayrıca koruyucu hükümler getirir ve bu hükümler sözleşmeyle tüketici aleyhine değiştirilemez.

Zamanaşımı ile bildirim arasındaki bağ

Bildirim yapılmış olması zamanaşımını kendiliğinden durdurmaz. Sözleşmeden doğan alacaklarda genel zamanaşımı süresi işlerken, kira bedeli gibi dönemsel edimlerde daha kısa süreler uygulanabilir. Borcun kısmen ödenmesi veya yazılı olarak kabul edilmesi zamanaşımını kesen sebepler arasındadır; bu nedenle karşı taraftan alınan her yazılı beyan saklanmalıdır. Dava aşamasında HMK çerçevesinde delil listesinin süresinde bildirilmesi de ayrı bir dikkat gerektirir.

Bu içerik yol gösterici niteliktedir. Sözleşmenizin türü ve ihlalin niteliği kullanılacak hakları değiştirebileceğinden, ihtarname göndermeden önce metnin bir hukukçu tarafından hazırlanması ileride doğabilecek tartışmaları azaltır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla