İçeriğe geç
AC

Sözleşme İhlalinde İhtar Sonrası Yetkili Mahkeme Seçimi ve Uzlaşma–Dava Tercihi

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 85 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Sözleşmeye aykırılık iddiaları çoğu zaman bir ihtarname ile başlar. Fakat ihtar çekildikten sonra cevaplanması gereken asıl soru şudur: bu uyuşmazlık hangi mahkeme önünde, hangi sırayla ileri sürülecek? Görev ve yetki analizi geç yapıldığında, temerrüt doğru kurulmuş olsa bile dosya usulden geri dönebilir. Bu rehber, TBK kapsamındaki bir ihlalde ihtar aşamasından sonraki mahkeme haritasını ve sulh ile dava arasındaki tercihi konu alır.

İhtarın Yetki Analizine Etkisi

İhtarname yalnızca temerrüt kurmakla kalmaz; muhataba, ifa yerine ve alacağın niteliğine dair sonradan tartışılacak bilgileri de kayda geçirir. İhtarda talebin ifa mı, dönme mi yoksa tazminat mı olduğu net değilse, karşı taraf dava aşamasında hem esasa hem yetkiye itiraz alanı bulur. Bu nedenle ihtar metni yazılırken, o metnin ileride hangi mahkemenin önüne konulacağı zihinde tutulmalıdır.

Genel Yetki, İfa Yeri ve Yetki Sözleşmesi

HMK bakımından genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmeden doğan davalarda buna sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de eklenir. Taraflar sözleşmeye yetki kaydı koymuşsa, bu kaydın geçerliliği tarafların sıfatına bağlıdır: yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabilir. Karşı taraf tacir değilse, matbu sözleşmedeki yetki kaydına güvenip uzak bir mahkemede dava açmak, yetki itirazıyla zaman kaybına yol açar.

Görev: Asliye Hukuk mu, Ticaret mi, Tüketici mi?

Görev kamu düzenindendir ve tarafların iradesiyle değiştirilemez. Aynı sözleşme, taraflarından biri tüketiciyse tüketici mahkemesinin, iki tacir arasındaki ticari iş niteliğindeyse asliye ticaret mahkemesinin, hiçbiri değilse asliye hukuk mahkemesinin alanına girebilir. Sözleşmenin başlığı değil, tarafların sıfatı ve işin niteliği belirleyicidir.

Dava Şartı Arabuluculuk Filtresi

Ticari nitelikteki, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır. Buna karşılık tespit, men veya sözleşmenin feshine ilişkin talepler farklı değerlendirilir. Karma talepli dosyalarda, hangi kalemin zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu dava dilekçesi yazılmadan önce ayrıştırılmalıdır.

Uzlaşmayı mı Davayı mı Seçmeli

  • Alacak likit ve belge ile ispatlanabiliyorsa, uzlaşmada indirim baskısı düşük olur.
  • İspat yükü ağır ve tanık merkezliyse, kontrollü bir uzlaşma çoğu zaman rasyoneldir.
  • Karşı tarafın ödeme gücü zayıfsa, ilam yerine icra edilebilir bir anlaşma belgesi pratik değer taşır.
  • Ticari ilişki sürüyorsa, uzlaşma metnine gelecekteki ifa takvimi de yazılabilir.

Uzlaşma görüşmesine girilirken bile dava dilekçesi taslağının hazır olması, müzakerede gerçekçi bir zemin sağlar.

Buradaki açıklamalar genel çerçeveyi anlatır; sözleşmenin metni, tarafların sıfatı ve ifa yeri değiştiğinde görev ve yetki tablosu da değişir. Dosyanızdaki belgelerle birlikte bir hukukçuyla değerlendirme yapmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla