Alacak uyuşmazlıklarında iki teknik konu sonucu belirler: talebin hangi mahkemede ileri sürüleceği ve zamanaşımının hangi anda dolduğu. Bu iki başlık birbirinden bağımsız görünse de, doğru mahkemeye gecikmeli varış çoğu zaman zamanaşımı tartışmasını da beraberinde getirir.
Zamanaşımı def'i ne zaman ileri sürülür?
Zamanaşımı, hâkim tarafından resen dikkate alınmaz; borçlunun def'i olarak ileri sürmesi gerekir. TBK sisteminde bu def'inin cevap dilekçesiyle, yani süresinde ve usulüne uygun biçimde ileri sürülmesi beklenir. Sonradan ileri sürülen def'i, karşı taraf açıkça muvafakat etmedikçe dikkate alınmayabilir. Bu nedenle davalı tarafta savunmanın ilk sırasına zamanaşımı incelemesi konulmalıdır.
İhtarname zamanaşımını keser mi?
Uygulamada en yaygın yanılgılardan biri, borçluya çekilen ihtarnamenin zamanaşımını kestiği düşüncesidir. Zamanaşımını kesen sebepler kanunda sayılmıştır: borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması, faiz ödemesi ya da alacaklının dava açması veya icra takibi başlatması gibi. Tek başına gönderilen bir ihtarname, borçlu bir kabul beyanında bulunmadıkça süreyi kesmez. İhtarnamenin asıl işlevi temerrüdün kurulması ve faizin başlangıcının belirlenmesidir; süre yönetimi için tek başına yeterli sayılmamalıdır.
Görev: hangi mahkeme bakar?
Alacak davalarında görev, tarafların sıfatına ve ilişkinin niteliğine göre belirlenir. İki tacir arasındaki ticari ilişkiden doğan uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemesinde, tüketici işlemi niteliğindeki ilişkiler tüketici mahkemesinde, diğerleri ise kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. HMK uyarınca görev kuralları kamu düzenine ilişkindir; taraflar sözleşmeyle bunu değiştiremez. Ticari nitelikteki para alacaklarında ayrıca arabuluculuk dava şartının işletilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Sözleşmedeki yetki şartı geçerli midir?
Yetki sözleşmesi yapma imkânı herkes için aynı değildir. Tacirler ve kamu tüzel kişileri aralarında belirli bir mahkemeyi yetkili kılabilir; buna karşılık tüketici işlemlerinde bu tür şartların bağlayıcılığı sınırlıdır. Sözleşmenin arkasındaki genel işlem koşulları arasında yer alan yetki hükümleri, karşı tarafın bilgilendirilmediği hâllerde tartışmaya açıktır. Dava açmadan önce sözleşmenin tüm ekleriyle birlikte okunması gerekir.
Görüşme masasında geçen süre
Taraflar arasında sürdürülen ödeme planı görüşmeleri, alacaklıyı bekletirken zamanaşımı takvimi işlemeye devam eder. Karşı tarafın imzaladığı bir borç ikrarı veya yaptığı kısmi ödeme süreyi yeniden başlatır; sözlü olarak verilen söz ise ispat edilmedikçe sonuç doğurmaz. Uzlaşma arayışı sürdürülecekse, mutabakatın yazılı ve imzalı biçimde kayda geçirilmesi hem alacağı korur hem de görüşmeyi somutlaştırır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; sözleşmenin türü ve alacağın niteliği süre hesabını değiştirir. Alacağınızın zamanaşımına yaklaştığını düşünüyorsanız, adım atmadan önce hukuki değerlendirme almanız önerilir.