Sözleşmenin ihlal edildiği anlaşıldığında atılacak ilk adım dava açmak değildir. Türk Borçlar Kanunu (TBK) sisteminde birçok talep, önce karşı tarafa usulüne uygun bir ihtar veya bildirim yapılmasına bağlıdır. Bu adım atlandığında, esasen haklı olan taraf bile talebini ileri sürmekte güçlük yaşar. Aynı aşamada, uyuşmazlığın hangi mahkemede görüleceği de belirlenmelidir.
İhtarın Hukuki İşlevi
İhtar yalnızca bir uyarı metni değildir; borçluyu temerrüde düşürür, süre başlatır ve karşı tarafın savunmasını daraltır. Sözleşmeden dönme, ek süre verme veya tazminat talebi gibi seçimlik hakların kullanılabilmesi çoğu hâlde bu ön adımın varlığına bağlıdır. Bu nedenle ihtarın içeriği kadar, ulaştığının ispatlanabilir olması da önemlidir.
İhtarda Bulunması Gerekenler
- Sözleşmenin tarihi, tarafları ve konusu açıkça belirtilir.
- Hangi edimin, hangi tarihte yerine getirilmediği somut olarak yazılır.
- Verilen ek süre gün olarak gösterilir.
- Süre sonunda kullanılacak hak açıkça bildirilir.
- Ödeme isteniyorsa tutar ve hesap bilgisi eklenir.
Yetki Sözleşmesi Herkes İçin Geçerli Değil
Sözleşmede yer alan yetkili mahkeme maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerli olarak kurulabilir. Taraflardan biri bu niteliği taşımıyorsa, madde yazılı olsa dahi sonuç doğurmaz ve genel yetki kuralları uygulanır. Bu ayrım, özellikle şablon sözleşmelerle çalışan işletmelerde sık gözden kaçar.
Görevli Mahkeme: Üç Ayrı İhtimal
- İlişkinin her iki tarafı da ticari işletmesiyle hareket ediyorsa asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir
- Karşı taraf Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) anlamında tüketici ise tüketici mahkemesi görevlidir
- Bu iki hâlin dışında kalan genel uyuşmazlıklarda asliye hukuk mahkemesi görevlidir
Görevli mahkemenin yanlış seçilmesi, dosyanın esasa girilmeden görev yönünden reddine yol açar. Tüketici sıfatının varlığı, sözleşmenin başlığına değil ilişkinin gerçek niteliğine göre belirlenir.
Dava Şartı Arabuluculuk Basamağı
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari uyuşmazlıklarda ve tüketici uyuşmazlıklarının belirli bölümünde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir. Bu basamağın atlanması dosyanın usulden reddiyle sonuçlanır. Arabuluculuk sürecinde sunulan belgelerin, ileride açılabilecek davadaki iddia yapısıyla tutarlı olması da ayrıca gözetilmelidir.
Buradaki değerlendirme genel niteliktedir. Sözleşmenizin metni ve tarafların sıfatı hem mercii hem de izlenecek sırayı değiştirebileceğinden, ihtar aşamasından itibaren hukuki destek almanız işinizi kolaylaştırır.