Sözleşme ilişkisinde karşı taraf edimini yerine getirmediğinde atılan ilk adım çoğunlukla ihtarname göndermektir. Ancak ihtarın içeriği ve zamanlaması, sonradan açılacak davanın sınırlarını da belirler. TBK, HMK ve tüketici ilişkilerinde TKHK çerçevesinde ihtarın nasıl kurulacağını ele alalım.
İhtarın İşlevi: Temerrüdü Doğurmak
Muaccel bir borcun ödenmemesi tek başına her sonucu doğurmaz; alacaklının haklarının çoğu, borçlunun temerrüde düşürülmesine bağlıdır. İhtar bu işlevi görür. İfa gününün taraflarca birlikte belirlendiği ya da sözleşmede saklı tutulan bildirimle belirlendiği hâllerde ise ayrıca ihtara gerek kalmadan temerrüt gerçekleşir. Bu ayrım gözden kaçırıldığında, gecikme faizinin hangi tarihten isteneceği tartışmalı hâle gelir.
Süre Verme Zorunluluğu ve İstisnaları
Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı, borçluya ifa için uygun bir süre vermek ya da bu sürenin verilmesini hâkimden istemek durumundadır. Süre verilmesinin sonuç doğurmayacağı, borçlunun tutumundan ifanın beklenemeyeceği ya da ifanın gecikmesi nedeniyle alacaklı için yararsız kaldığı hâllerde süre verilmesine gerek yoktur. Bu istisnalara dayanan tarafın, dayandığı olguyu ayrıca ispatlaması gerekir; bu nedenle çoğu dosyada süre vermek daha güvenli yoldur.
Üç Seçimlik Hak ve Geri Dönülemezlik
- İfayı ve gecikmeden doğan zararın giderilmesini istemek
- İfadan vazgeçip ifa yerine geçen tazminatı, yani olumlu zararı talep etmek
- Sözleşmeden dönüp verdiklerini geri istemek ve olumsuz zararın giderilmesini talep etmek
Bu haklardan ikincisi ya da üçüncüsü kullanılacaksa, borçluya gecikmeksizin bildirim yapılması gerekir. Seçim yapıldıktan sonra taraf, kural olarak bundan tek taraflı dönemez; ihtarnamede aynı anda hem ifa hem dönme talep eden çelişkili metinler yargılamada zayıflık yaratır.
Gönderim Biçimi ve İspat Değeri
Noter aracılığıyla gönderilen ihtarname, içeriği ve tarihi bakımından en güçlü delili sağlar. İadeli taahhütlü posta ve kayıtlı elektronik posta da kullanılabilir. Elektronik posta veya mesajlaşma uygulaması üzerinden yapılan bildirimlerde ise iki ayrı tartışma çıkar: içeriğin değişmediğinin gösterilmesi ve muhataba ulaştığının kanıtlanması. Sözleşmede bildirimlerin hangi adrese ve hangi yöntemle yapılacağı kararlaştırılmışsa, o hükme uyulmaması ihtarı geçersiz kılabilir.
Zamanaşımı Takvimini Kaçırmamak
Kanunda aksi öngörülmedikçe alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir. Kira bedeli, faiz ve benzeri dönemsel edimler ile bazı iş görme ilişkilerinden doğan alacaklarda ise beş yıllık süre uygulanır. İhtar çekilmesi zamanaşımını tek başına kesmez; kesilme için dava açılması, icra takibi başlatılması ya da borçlunun borcu ikrar etmesi gibi sebepler aranır. Uygulamada sık görülen hata, yıllarca ihtar gönderip sürenin durduğunu varsaymaktır.
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve kararlaştırılan özel hükümler sonucu değiştirebilir. İhtarname göndermeden önce metnin hukuki sonuçlarıyla birlikte değerlendirilmesi tavsiye edilir.