Sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, tarafların aynı maddeyi farklı okumasından doğar. İhlal iddiası çoğu zaman gerçekten ihlal var mı sorusundan önce bu madde ne anlama geliyor sorusuna takılır. Bu rehber, sözleşme ihlali iddiasını yorum tartışmasıyla birlikte ele alan bir kontrol listesi sunar ve talebin süre yönünden ölmesini önlemeye odaklanır.
İhlali Adlandırmadan Süre Hesabı Yapılamaz
Türk Borçlar Kanunu bakımından borcun hiç ifa edilmemesi, geç ifa edilmesi ve gereği gibi ifa edilmemesi farklı sonuçlar doğurur. Temerrüt faizi, dönme, fesih ve tazminat taleplerinin doğduğu an aynı değildir. Bu nedenle ilk adım, sözleşme metnindeki yükümlülüğü ve karşı tarafın davranışını yan yana koyup ihlalin türünü tek bir cümleyle yazmaktır. Yanlış adlandırılan ihlal, yanlış süreye bağlanır.
Yorumda Hangi Belgeler Gerçekten Konuşur
Sözleşme yorumunda tarafların gerçek ve ortak iradesi esas alınır; metnin lafzı tek başına belirleyici olmayabilir. Uygulamada iradeyi gösteren malzeme genellikle sözleşmenin kendisinden çok çevresindedir:
- Sözleşme öncesi teklif, şartname ve revize taslaklar
- Kabul edilen ek protokoller ve imzalı tutanaklar
- Tarafların yıllar içinde fiilen uyguladığı teamül (ödeme, teslim, onay pratiği)
- Yazışmalar, özellikle karşı tarafın itiraz etmediği e-postalar
Bu belgeler tarih sırasına dizildiğinde, yorum tartışması soyut bir dilbilgisi münakaşası olmaktan çıkar ve somut davranış zincirine dayanır.
Talebin Sessizce Yaşlanması
Hak kaybı çoğunlukla dramatik bir olayla değil, sessizce geçen zamanla gerçekleşir. Sözleşmesel taleplerde zamanaşımı süreleri talebin niteliğine göre değişir; bazı hallerde ise süre hak düşürücüdür ve hâkim tarafından resen dikkate alınır. Bu ayrım pratikte kritik olduğundan, dosya açılırken her talep kalemi için üç bilgi ayrı ayrı not edilmelidir: sürenin başlangıç anı, süreyi kesen veya durduran bir işlem olup olmadığı, ve son gün. Belirsiz bir başlangıç tarihi varsa en aleyhe olan varsayımla çalışmak güvenli yaklaşımdır.
İhtar ve Bildirim Disiplini
Birçok talep, önceden usulüne uygun bildirim yapılmasına bağlıdır. Süre veren ihtarın içeriği, verilen sürenin makullüğü ve tebliğ şekli sonradan tartışma konusu olur. İhtarın gönderildiğini değil, karşı tarafa ulaştığını ispatlayacak belge saklanmalıdır. Elektronik yazışmayla yapılan bildirimlerde sözleşmenin bildirim maddesinde kararlaştırılan yöntemin dışına çıkılmaması gerekir.
Dosya Açmadan Önce Bakılacaklar
- Sözleşmede tahkim, yetkili mahkeme veya zorunlu görüşme şartı var mı?
- Ticari nitelikli alacak talebi bakımından dava şartı arabuluculuk gerekiyor mu?
- Talep kalemleri ölçülebilir biçimde hesaplandı mı, dayanağı belge ile eşleşiyor mu?
- Karşı tarafın olası def'ileri (ödemezlik, takas, zamanaşımı) önceden yanıtlandı mı?
- Delil sözleşmesi veya ispat sınırlaması getiren bir hüküm bulunuyor mu?
Sözleşme metinleri birbirine benzese de her uyuşmazlığın kendi belge geçmişi vardır. Yukarıdaki başlıklar genel bilgilendirme amacı taşır; kendi sözleşmenizdeki sürelerin nasıl işlediğini, dosyanızı bir hukukçuya inceletmeden kesinleştirmemenizde yarar bulunur.