İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde Arabuluculuk Basamağı ve Doğru Mahkemeyi Seçmek

19 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

Tazminat talepleri, hukuki dayanağı en çok karıştırılan dosya türlerinden biridir. Aynı olaydan hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil sorumluluğu doğabilir; bu iki temel farklı zamanaşımı, farklı ispat düzeni ve bazen farklı görevli mahkeme demektir. Buna bir de dava şartı arabuluculuk basamağı eklendiğinde, yanlış sırayla atılan adım dosyayı esasa girmeden kapatabilir.

Hukuki Temeli Baştan Seçmek

TBK, sözleşmeden doğan sorumluluk ile haksız fiil sorumluluğunu ayrı düzenler. Sözleşmeye aykırılıkta borçlunun kusursuzluğunu ispat yükü kendisindedir; haksız fiilde ise kusurun ispatı kural olarak zarar görene düşer. Aynı olayda her iki temel de mevcutsa, hangisinin öne çıkarılacağı ispat kolaylığına ve zamanaşımına göre belirlenir.

  • Taraflar arasında yazılı veya fiili bir sözleşme ilişkisi var mı?
  • Zarar, edimin hiç ifa edilmemesinden mi, kötü ifadan mı doğuyor?
  • Üçüncü kişilere karşı da talep yöneltilecek mi?
  • Zararın öğrenildiği tarih belgelenebiliyor mu?

Arabuluculuk: Zorunlu mu, Seçenek mi?

Arabuluculuk her tazminat dosyasında dava şartı değildir. Zorunluluk, uyuşmazlığın türüne ve talebin bir miktar paranın ödenmesine yönelik olup olmadığına göre belirlenir. Zorunlu olduğu hâlde atlanırsa dava usulden reddedilir; zorunlu olmadığı hâlde başvurulursa da süreç uzayabilir. Bu nedenle dava dilekçesi yazılmadan önce yapılacak ilk kontrol, dava şartı incelemesidir.

Arabuluculuk Aşamasını Verimli Kullanmak

  1. Zarar kalemleri toplantı öncesinde miktarlandırılır ve belgelenir.
  2. Karşı tarafa sunulacak asgari talep ile müzakere aralığı önceden belirlenir.
  3. Anlaşma sağlanırsa ödeme takvimi ve temerrüt sonucu tutanağa yazılır.
  4. Anlaşmama hâlinde son tutanak tarihi, dava süresi bakımından kaydedilir.
  5. Tutanaktaki ibra ifadelerinin kapsamı dikkatle okunur.

Arabuluculuk tutanağı yalnızca bir sonuç belgesi değildir; anlaşma sağlanan hâllerde icra edilebilirlik bakımından güçlü bir belge işlevi görür.

Zararı Ölçülebilir Kılmak

Tazminat dosyalarında en sık görülen zayıflık, zararın soyut biçimde ifade edilmesidir. Maddi zarar; fiili zarar ve yoksun kalınan kazanç olarak ayrıştırılmalı, her kalem bir belgeye bağlanmalıdır. Manevi tazminat talebi ise olayın niteliği ve kişilik değerlerine etkisi anlatılarak gerekçelendirilir. HMK'nın belirsiz alacak ve kısmi dava düzeni, zararın tam olarak hesaplanamadığı hâllerde seçenek sunar; ancak her dosya bu düzenlemeye uygun değildir ve yanlış tercih harç ile zamanaşımı sonuçları doğurur.

Tüketici İlişkisi Varsa

Zarar bir mal veya hizmet alımından doğuyorsa ve alıcı TKHK anlamında tüketici sayılıyorsa, uyuşmazlığın değeri parasal sınırlara göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yoluna girer. Genel mahkemede açılan dava, görev yönünden reddedilebilir. Bu değerlendirme, taraf sıfatı belirlenmeden yapılamaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; olayın türü, sözleşme ilişkisinin varlığı ve zararın yapısı izlenecek yolu değiştirebilir. Zamanaşımı süreleri işlemeye devam ettiğinden, talebinizi bir hukukçuyla birlikte değerlendirmeniz uygun olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla