İçeriğe geç
AC

Tazminat Hesabına İtiraz: Bilirkişi Raporuna Karşı Başvuru Adımları

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Tazminat davalarında sonucu çoğu zaman sorumluluk tartışması değil, hesap raporu belirler. TBK kapsamındaki bir alacakta haklı olduğu kabul edilen taraf, rapordaki varsayımları zamanında tartışmaya açmadığı için beklediğinin çok altında bir rakamla karşılaşabilir. Bu rehber, hesaba yönelik itirazın nasıl kurulacağına ve hangi sürelerin dosyayı kilitlediğine odaklanır.

Hesabın Kurulduğu Üç Kalem

Bir tazminat hesabı, kaynağı ne olursa olsun üç bileşene dayanır: zararın kapsamı, sorumluluğun oranı ve paranın değerinin zaman içinde nasıl karşılandığı. İtiraz dilekçesi bu üç kalemi ayrı başlıklarla ele almadığında, mahkeme hangi noktanın tartışıldığını göremez. Somut ürün veya hizmet kaynaklı uyuşmazlıklarda TKHK'nın öngördüğü seçimlik haklar da hesabın çıkış noktasını değiştirebilir; bedel iadesi mi, ayıpsız misliyle değişim mi yoksa onarım gideri mi talep edildiği baştan netleştirilmelidir.

Rapora İtirazın Teknik Dili

  • Hesaba esas alınan gelirin hangi belgeye dayandığı ve dönemsel değişimin dikkate alınıp alınmadığı sorgulanır.
  • Kusur oranı ile hesaptaki indirim ayrı ayrı ele alınır; ikisinin karıştırılması mükerrer indirime yol açar.
  • Kullanılan yöntem ve kabul edilen artış varsayımlarının dosyadaki verilerle uyumu gösterilir.
  • Daha önce yapılan ödemelerin hangi kaleme mahsup edildiği açıkça sorulur.
  • Faizin başlangıç tarihi, temerrüdün doğduğu an ile birlikte tartışılır.

Talebi Genişletmek İçin Doğru Usul

Rapor beklenenden yüksek bir zarar ortaya koyduğunda talep kendiliğinden artmaz. HMK'nın imkân verdiği ölçüde talep artırımı ya da ıslah yoluna gidilmesi gerekir; ıslah imkânı kural olarak sınırlıdır ve bir kez kullanılır. Zararın miktarının başlangıçta tam olarak belirlenemediği dosyalarda alacağın belirsiz alacak olarak dava edilmesi, kısmi dava tercihinden farklı sonuçlar doğurur. Bu tercih davanın en başında yapıldığı için, yanlış seçim rapor aşamasında telafi edilemeyebilir.

İki Ayrı Süre, İki Ayrı Risk

Birinci süre usule ilişkindir: rapor tebliğ edildikten sonra itiraz için tanınan süre kısadır ve geçtiğinde rapor kural olarak dosyaya yerleşir. İkinci süre esasa ilişkindir: haksız fiilden doğan taleplerde zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren işleyen kısa süre ile fiilin üzerinden geçen uzun süre birlikte hesaplanır; fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa daha uzun ceza zamanaşımının uygulanması gündeme gelebilir. Sözleşmeden doğan taleplerde ise sürenin başlangıcı ve uzunluğu tamamen farklıdır. Bu nedenle dosya açılırken talebin hukuki sebebi ile süre hesabı aynı sayfada tutulmalıdır.

Hesap tartışmaları teknik olduğu kadar usul bilgisi de gerektirir; rapordaki tek bir varsayımın değişmesi sonucu ciddi biçimde etkileyebileceğinden, itiraz süresi dolmadan dosyanın ayrıntılı biçimde incelenmesinde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla