Alacak dosyalarında en sessiz kayıp, tartışmasız bir alacağın zamanaşımına uğramasıdır. TBK, HMK ve TKHK hükümleri farklı ilişki türleri için farklı süreler ve farklı kesilme sebepleri öngörür; arabuluculuk süreci ise bu tabloya kendine özgü bir zaman etkisi ekler.
Önce Sürenin Türünü, Sonra Başlangıcını Belirleyin
Zamanaşımı hesabı yapılırken iki soru sırayla yanıtlanmalıdır: ilişki hangi sözleşme tipine giriyor ve süre hangi anda işlemeye başlıyor? Dönemsel edimlerde her dönem için ayrı bir başlangıç söz konusu olabilirken, tek seferlik ifada muacceliyet tarihi esas alınır. Sözleşmede vade, ihtar şartı ya da fatura düzenleme koşulu varsa, bunlar başlangıç anını doğrudan etkiler. Bu nedenle hesap, sözleşme metni okunmadan yapılmamalıdır.
- Sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı belirlenir
- Muacceliyet tarihi, belgelerle desteklenerek yazılır
- Kesme ve durma sebepleri tarih sırasıyla tabloya işlenir
- Kısmi ödemeler ve borç ikrarı niteliğindeki yazışmalar ayrıca not edilir
Arabuluculuk Süreci Zamanı Nasıl Etkiler?
Ticari nitelikteki para alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurulması dava şartı olarak öngörülmüştür. Bu sürecin zamanaşımı üzerindeki etkisi, sürecin resmî olarak ne zaman başladığına ve ne zaman sona erdiğine bağlıdır. Bu nedenle başvuru tarihi, ilk toplantı tarihi ve son tutanağın düzenlendiği tarih ayrı ayrı belgelenmelidir. Görüşmelerin uzatılması karşı tarafın talebiyle gündeme geldiğinde, sürenin yönetimi tümüyle alacaklının sorumluluğunda kalır.
Müzakere Masasında Hazırlık
Arabuluculuk oturumuna hazırlıksız gitmek, alacağın gerçek değerinin altında bir anlaşmayla sonuçlanabilir. Masaya oturmadan önce alacağın ana para, işlemiş faiz ve yan kalemler olarak ayrıştırılması; karşı tarafın ödeme gücüne ilişkin gözlemin not edilmesi ve kabul edilebilir en düşük çözümün önceden belirlenmesi gerekir. Anlaşma metninde ifa takvimi, temerrüt halinde sonuç ve teminat konuları açıkça düzenlenmelidir.
Anlaşma Metninde Aranacak Unsurlar
- Ödeme tarihleri ve tutarlarının tereddüde yer bırakmaması
- Anlaşmanın hangi alacak kalemlerini kapsadığının sayılması
- Kapsam dışı bırakılan taleplerin açıkça yazılması
- İhlal halinde uygulanacak sonucun belirlenmesi
Anlaşma ile Dava Arasındaki Karar
Süre baskısı altında yapılan tercih genellikle iki unsura dayanır: karşı tarafın ödeme kabiliyeti ve delilin gücü. Borcun varlığı yazılı belgeyle ortadaysa ve karşı tarafın malvarlığı yeterliyse, dava yolu daha yüksek bir sonuç sağlayabilir. Buna karşılık ispatı zayıf, uzun sürecek ve tahsil kabiliyeti belirsiz dosyalarda, ifa güvencesi içeren bir anlaşma çoğu zaman daha korunaklıdır. Her hâlde, görüşmelerin sürenin son gününe yaklaştırılmaması gerekir.
Bu metin genel bilgilendirme sunar; sözleşme türü, tarafların sıfatı ve alacağın niteliği süre hesabını doğrudan değiştirir. Zamanaşımı kaybı geri alınamayan bir sonuç doğurduğundan, hesap yapılırken bir hukukçudan görüş alınması önerilir.