İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Alacakta Zamanaşımı: Görevli Mahkeme ve Süreyi Kesen Belgeler

20 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 63 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan alacaklarda dosyanın kaderini çoğu zaman sözleşmenin içeriği değil, iki teknik konu belirler: alacağın hangi zamanaşımı süresine tabi olduğu ve davanın görevli-yetkili mahkemede açılıp açılmadığı. Yanlış mahkemede geçirilen aylar, zamanaşımı savunmasını karşı taraf için kullanışlı hâle getirir.

Zamanaşımı Tek Bir Süre Değildir

Türk Borçlar Kanunu, alacakların niteliğine göre farklı zamanaşımı süreleri öngörür. Genel süre dışında kira bedeli, işçi ücreti, vekâlet ücreti gibi dönemsel edimler ve haksız fiilden doğan talepler için ayrı düzenlemeler bulunur. Bu nedenle ilk yapılacak iş, talebin hukuki nitelendirmesini doğru yapmaktır: aynı olaydan hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil doğuyorsa, iki farklı süre aynı anda işliyor olabilir.

Sürenin Başlangıcı: Muacceliyet Anını Belgeleyin

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu andan itibaren işler. Uygulamada tartışma çoğu kez bu anın ne zaman gerçekleştiği üzerinde çıkar. Faturanın düzenlendiği tarih, teslim tutanağının tarihi, ihtarnamenin tebliğ tarihi ve hesap ekstresindeki son hareket birbirinden farklı olabilir. Dosyayı kurarken bu tarihler tek bir tabloda karşılaştırılmalı, hangi tarihin hangi belgeye dayandığı gösterilmelidir.

Süreyi Kesen ve Durduran Hâlleri Kaçırmayın

  • Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması veya faiz ödemesi,
  • Alacaklının dava açması ya da icra takibi başlatması,
  • Alacağın karşı tarafça takas beyanına konu edilmesi,
  • Tarafların yazışmalarında borcun varlığını kabul eden ifadeler.

Bu hâllerin her biri belgeye bağlanmalıdır. Sözlü kabul beyanı, karşı taraf inkâr ettiğinde ispat sorununa dönüşür. Bu yüzden e-posta, mesaj kaydı ve muhasebe kayıtları erken aşamada toplanmalıdır.

Görev ve Yetki: İki Ayrı Soru

Görev bakımından belirleyici olan tarafların sıfatıdır. Taraflardan biri tüketici ise TKHK kapsamında tüketici mahkemesi ve parasal sınırın altında tüketici hakem heyeti devreye girer; iki tacir arasındaki ticari işlerde asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Yetkide ise HMK'nın genel kuralı davalının yerleşim yeridir; sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçimlik olarak gündeme gelebilir. Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi varsa, bu sözleşmenin tacir sıfatı bakımından koşullarını taşıyıp taşımadığı ayrıca denetlenmelidir.

Zamanaşımı Def'i Nasıl İleri Sürülür?

Zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; ilgili tarafça ileri sürülmesi ve bunun da usulün öngördüğü aşamada yapılması gerekir. Davalı tarafındaysanız bu def'i cevap dilekçenizde açıkça yazmanız, davacı tarafındaysanız karşı tarafın olası def'ine karşı süreyi kesen belgeleri baştan dosyaya koymanız gerekir.

Yukarıdaki çerçeve genel bilgi sunar; alacağın türü ve sözleşmenin kurulma biçimi süre hesabını tamamen değiştirebilir. Talebinizin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını, belgelerinizle birlikte hukuki destek alarak netleştirmenizde yarar vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla