İçeriğe geç
AC

Sözleşmeye Aykırılıkta Görevli ve Yetkili Mahkeme: Arabuluculuk Aşaması ve Süre Kaybı

1 Nisan 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 78 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Sözleşmeye aykırılık iddiasında dosyanın kaderini çoğu zaman esasa ilişkin tartışma değil, hangi mahkemede ve hangi zaman aralığında harekete geçildiği belirler. Aşağıda TBK, HMK ve tüketici işlemleri bakımından TKHK ekseninde, arabuluculuk basamağıyla birlikte kurulması gereken yetki analizi ele alınmaktadır.

Önce ilişkinin tipini adlandırın

Aynı olay, tarafların sıfatına göre farklı bir yargı hattına düşer. Her iki taraf da tacir ve uyuşmazlık ticari işletmeyle ilgiliyse asliye ticaret mahkemesi, taraflardan biri tüketici sıfatıyla hareket etmişse tüketici uyuşmazlıkları hattı, diğer hâllerde genel görevli asliye hukuk mahkemesi gündeme gelir. Görev kuralları kamu düzenindendir; yanlış mahkemede geçirilen süre, esas hakkındaki haklı olma durumunu telafi etmez.

Yetkiyi sözleşme metninden okumak

Yetki incelemesinde üç kaynak birlikte taranmalıdır:

  • Genel yetki kuralı uyarınca davalının yerleşim yeri mahkemesi
  • Sözleşmeden doğan davalarda ifanın gerçekleştirileceği yer mahkemesi
  • Sözleşmeye konulmuş yetki kaydı; ancak bu kayıt yalnızca tacirler ile kamu tüzel kişileri arasında geçerli sonuç doğurabilir

Tüketici işlemlerinde, tüketici aleyhine yetki sınırlaması getiren kayıtlara dayanmak sonuç vermez. Karşı taraf yetkiye itiraz edecekse bunu ilk itiraz olarak, cevap süresi içinde ileri sürmek zorundadır; sonradan yapılan itiraz dikkate alınmaz.

Arabuluculuk basamağının takvime etkisi

Ticari uyuşmazlıklarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri ile tüketici uyuşmazlıklarının önemli bölümünde arabuluculuk, dava şartıdır. Bu aşama atlanırsa dava usulden reddedilir. Arabulucuya başvuru, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından koruyucu işlev görür; süreç anlaşmazlıkla kapandığında ise son tutanak tarihi yeni takvimin başlangıç noktası olarak kabul edilmelidir.

Süreyi kaybettiren tipik hatalar

  1. Arabuluculuk başvurusunu yanlış adliyenin komisyonuna yapıp uzun süre bekleyerek zaman yitirmek
  2. Ayıp, zapt veya eser sözleşmesi gibi özel süre rejimlerine tabi taleplerde genel zamanaşımı varsayımıyla hareket etmek
  3. İhtarnameyi hiç göndermeyip temerrüt anını belirsiz bırakmak
  4. Kısmi dava ile talebi bölerken bakiye alacak yönünden süre yönetimini ihmal etmek

Dosyayı kurarken izlenecek sıra

Sözleşme, ekleri ve teslim/ifa belgeleri tarih sırasına dizilir; aykırılığın öğrenildiği an belgeyle sabitlenir; ardından görev–yetki–arabuluculuk üçlüsü tek tabloda kararlaştırılır. Talep, aynen ifa, sözleşmeden dönme, bedelden indirim ve tazminat seçenekleri arasında bilinçli biçimde kurulmalı; her seçeneğin kendi süre ve ispat yükü ayrı not edilmelidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. Sözleşmenin türü, tarafların sıfatı ve tarihler değiştiğinde görevli mahkeme de süre hesabı da değişebileceğinden, işlem yapmadan önce dosyanızın belgeleriyle birlikte bir hukukçuya danışmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla