İçeriğe geç
AC

Arabuluculuk Zamanaşımını Nasıl Etkiler: Yetkili Mahkeme ve Def'inin İleri Sürülme Anı

12 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 83 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Sözleşmeden doğan bir alacak için arabulucuya başvuran taraf, çoğu zaman zamanaşımının işlemeye devam edip etmediğini merak eder. TBK, HMK ve TKHK uygulamasında bu soru teknik olmaktan çok pratiktir: arabuluculuk süreci uzarken alacağın dava edilebilirliği tartışmalı hâle gelirse, uzlaşma çabası bir avantaja değil kayba dönüşür.

Sürecin Zamanaşımına Etkisi

Arabuluculuk süreci, tarafların uyuşmazlığı çözmek için harcadığı zamanın alacaklı aleyhine sonuç doğurmasını önleyecek biçimde düzenlenmiştir. Bununla birlikte korumanın kapsamı, başvurunun usulüne uygun yapılmasına ve sürecin ne zaman sona erdiğine bağlıdır. Son tutanağın düzenlendiği tarih, hem korumanın bitiş noktası hem de dava şartı olan hâllerde dava açma süresinin başlangıcıdır. Bu tarihin dosyada tek bir yerde tutulması gerekir.

Dava Şartı mı, İhtiyari mi

Ticari davalarda ve tüketici uyuşmazlıklarının belirli bir kısmında arabuluculuk dava şartıdır; bunun dışındaki uyuşmazlıklarda taraflar ihtiyari olarak arabulucuya gidebilir. Ayrım önemlidir: dava şartı olan hâlde arabulucuya gidilmeden açılan dava usulden reddedilir, ihtiyari hâlde ise böyle bir sonuç doğmaz. Talep sepetinde farklı nitelikte kalemler varsa, her kalem için ayrı değerlendirme yapılmalıdır.

Yetkili Mahkeme ve Yetki Sözleşmesi

Sözleşmeden doğan davalarda kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir; sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi de seçenek olarak gündeme gelir. Tacirler ile kamu tüzel kişileri arasındaki yetki sözleşmesi geçerli biçimde kurulmuşsa, kararlaştırılan yer dışındaki mahkemede açılan dava yetki itirazıyla karşılaşır. Tüketici sıfatı taşıyan tarafın aleyhine kurulan yetki kayıtları ise ayrı bir korumaya tabidir. Arabuluculuk başvurusunun yapılacağı yer de bu analize göre belirlenir.

Zamanaşımı Def'i Ne Zaman İleri Sürülür

Zamanaşımı, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmaz; borçlu tarafından def'i olarak ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle savunma dilekçesinde def'inin açıkça ve hangi kalem yönünden ileri sürüldüğünün yazılması önemlidir. Alacaklı tarafında ise sürenin kesilmesine veya durmasına yol açan olguların belgelenmesi gerekir. Kısmi ödeme, ibra beyanı veya borcun kabulüne yönelik yazışmalar bu noktada belirleyici olur.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

  • Arabuluculuk başvurusunu yanlış yer ve büro üzerinden yapmak
  • Son tutanağın tarihini not etmeden dosyayı beklemeye almak
  • Farklı zamanaşımı rejimine tabi kalemleri tek başlık altında toplamak
  • Sürenin kesildiğine dayanak yazışmayı asıl nüshasıyla saklamamak
  • Yetki sözleşmesini okumadan dava yerini belirlemek

Bu yazı genel bilgi paylaşımıdır; sözleşmenizin türü, alacağın niteliği ve tarafların sıfatı sonucu değiştirebilir. Uzlaşma görüşmeleri sürerken zamanaşımı riskini birlikte hesaplamak üzere bir hukukçuya danışmanız yararlı olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla