Sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda kaybedilen dosyaların önemli bölümü esastan değil, süreden kaybedilir. Zamanaşımı savunmasıyla karşılaşan alacaklı, çoğu zaman haklılığını ispat edecek belgelere sahiptir; eksik olan, süreyi kesen bir işlemin zamanında yapılmış olmasıdır. TBK ve HMK ekseninde bu rehber, ihbar ve zamanaşımı ilişkisini pratik bir kontrol listesine dönüştürür.
Sürenin Ne Zaman Başladığını Belirlemek
Zamanaşımı hesabında ilk soru, alacağın muaccel hâle geldiği andır. Vadeli işlerde vade, dönemsel edimlerde her dönemin kendi vadesi, sebepsiz zenginleşmede öğrenme anı, haksız fiilde ise fiil ve failin öğrenilmesi belirleyici olur. Aynı ticari ilişkiden doğan farklı kalemler için farklı sürelerin işlemesi mümkündür; bu nedenle alacak kalem kalem tabloya dökülmelidir.
İhbar ve İhtar Aynı Şey Değildir
Uygulamada üç ayrı işlem birbirine karıştırılır:
- Ayıp ihbarı: teslim edilen malın veya işin ayıplı olduğunun kanunda öngörülen süre içinde karşı tarafa bildirilmesi; süresinde yapılmazsa ayıp bildirimine bağlı haklar zayıflar.
- Temerrüt ihtarı: borçluyu temerrüde düşürmek ve faiz ile dönme haklarını doğurmak için gönderilen bildirim.
- Zamanaşımını kesen işlem: borçlunun borcu ikrar etmesi, dava veya takip yoluna başvurulması gibi kanunda sayılan hâller.
Noter aracılığıyla gönderilen bir ihtarname, tek başına zamanaşımını kesmez. Bu ayrımın bilinmemesi, alacaklının kendisini güvende sanmasına yol açar.
Süreyi Koruyan Somut Adımlar
- Alacak kalemlerinin doğum tarihi ve türüne göre listelenmesi
- Borçlunun ödeme, mutabakat yazısı veya cari hesap onayı gibi ikrar sayılabilecek beyanlarının arşivlenmesi
- Kesme sebebi doğduğunda sürenin yeniden işlemeye başladığının takvime işlenmesi
- Son güne bırakılmayacak biçimde, süre dolmadan makul bir aralıkta takip veya dava kararının verilmesi
Tüketici İşlemlerinde Farklı Rejim
Karşı taraf tüketici sıfatı taşıyorsa TKHK kapsamındaki özel hükümler devreye girer; ayıba ilişkin süreler ve başvuru mercii genel hükümlerden ayrışır. Sözleşmenin ticari mi tüketici işlemi mi olduğunun baştan belirlenmesi, hem süreyi hem görevli mercii değiştirir.
Dava Aşamasında Zamanaşımı Def’i
Zamanaşımı, hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz; ileri sürülmesi gereken bir savunmadır ve HMK’daki usul kuralları gereği zamanında yapılmalıdır. Davalı tarafta bu def’in cevap dilekçesi aşamasında ileri sürülmemesi, sonradan telafisi güç bir kayıp doğurur. Davacı tarafta ise belirsiz alacak ve kısmi dava tercihinin, bakiye kısım bakımından süreye etkisi baştan değerlendirilmelidir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; sözleşmenin türü ve tarafların sıfatı süreleri değiştirebilir. Alacağınızın durumunu somut belgelerle bir hukukçuya inceletmeniz önerilir.