Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde iki ayrı saat aynı anda işler: zararın ve failin öğrenilmesine bağlı olan kısa süre ile fiilin gerçekleştiği andan itibaren işleyen uzun süre. TBK, HMK ve tüketici ilişkilerinde TKHK ekseninde, bu iki saati kaçırmadan yönetmek için izlenebilecek adımlar aşağıdadır.
İki Saatli Zamanaşımı Yapısı
Kanun, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık bir süre öngörür. Fiil aynı zamanda suç oluşturuyor ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı varsa, o süre tazminat talebi için de uygulanır. Bu son ihtimal çoğu dosyada gözden kaçar; oysa ceza soruşturmasının varlığı, hukuk davası için ek zaman kazandırabilir.
Öğrenme Anını Belgelemek
Süre tartışması neredeyse her dosyada gündeme geldiği için, öğrenme anını dışa vuran bir belge şarttır: hastane raporunun tarihi, ekspertiz raporunun düzenlendiği gün, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın tebliği, zararın ortaya çıktığı ilk yazışma. Zararın zaman içinde geliştiği hallerde ise, kalıcı sonucun kesinleştiği tarih önem taşır. Bu tarihler tek bir çizelgede toplandığında, karşı tarafın zamanaşımı savunmasına belgeyle yanıt verilebilir.
İhtarnamenin Gerçek İşlevi
İhtarname, çoğu kişinin sandığının aksine zamanaşımını tek başına kesmez; ancak üç somut işlevi vardır. Birincisi, karşı tarafı temerrüde düşürerek faizin işlemeye başlamasını sağlar. İkincisi, talebin içeriğini ve tarihini kayda geçirir. Üçüncüsü, sulh görüşmelerinin başlangıç noktasını belirler. İhtarın noter aracılığıyla gönderilmesi ve tebliğ şerhinin saklanması, bu üç işlevin de ispatlanabilir olmasını sağlar.
Zamanaşımını Gerçekten Kesen Haller
- Borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmi ödeme yapması veya faiz ödemesi
- Alacaklının dava açması ya da icra takibi başlatması
- Borçlunun rehin veya kefil göstermesi
Bu hallerde süre yeniden işlemeye başlar. Karşı tarafla yazışırken alınan "ödeyeceğiz, biraz zaman verin" içerikli yazılı beyanların saklanması, ileride kesme iddiasını destekleyen en pratik delil olur.
Talebin Kalemlere Ayrılması
Tazminat talebi tek bir rakam olarak değil, kalemler halinde kurulmalıdır: fiili zarar, kazanç kaybı, tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı ve koşulları varsa manevi tazminat. Her kalemin dayandığı belge ayrı ayrı gösterildiğinde, bilirkişi incelemesi somut zemine oturur. Zararın miktarı yargılama sırasında netleşecekse, belirsiz alacak veya kısmi dava tercihinin gerekçesiyle birlikte açıklanması, rapor sonrası artırım imkânını korur.
Birden Fazla Sorumlu Varsa
Zarara birlikte sebep olanlar müteselsil sorumlu olabilir. Bu durumda dava yalnızca ödeme gücü belirsiz olan kişiye değil, sorumluluğu doğabilecek tüm taraflara yöneltilmelidir. Sonradan taraf eklemek her zaman mümkün olmadığı gibi, ek taraf yönünden sürenin dolmuş olması riski de doğar.
Yukarıdaki açıklamalar genel niteliktedir; zararın türü ve öğrenme anı her olayda farklı hesaplama gerektirir. Talebinizi ileri sürmeden önce dosyanıza özgü bir değerlendirme yaptırmanız yararınıza olacaktır.