İçeriğe geç
AC

Tazminat Talebinde Arabuluculuk: Dava Şartı mı, Seçenek mi?

26 Mayıs 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 64 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Tazminat dosyalarında arabuluculuğun rolü, uyuşmazlığın türüne göre kökten değişir. Bazı taleplerde arabuluculuğa başvurmak dava şartıdır ve atlanması davanın esasa girilmeden usulden reddine yol açar; bazılarında ise tamamen tarafların tercihine bağlı ihtiyari bir yoldur. TBK, HMK ve TKHK çerçevesinde bu ayrımı doğru yapmak, dosyanın ilk ve en kritik kararıdır.

Zorunlu ile İhtiyari Arasındaki Çizgi

Ticari nitelikteki para alacaklarına ilişkin taleplerde arabuluculuk dava şartı olarak öngörülmüştür. Buna karşılık haksız fiilden doğan ve tarafların tacir olmadığı bazı tazminat talepleri bu kapsamda değerlendirilmeyebilir. Ayrım her zaman sözleşmenin başlığından değil, talebin hukuki niteliğinden çıkar. Aynı olaydan hem sözleşmeye hem haksız fiile dayanan taleplerin doğduğu dosyalarda, güvenli yol arabuluculuk aşamasını tamamlamaktır.

Zamanaşımı Arabuluculukta Ne Olur?

Arabuluculuk sürecinin başlaması zamanaşımı bakımından koruyucu etki gösterir; ancak bu koruma sınırsız değildir. Sürecin sona erdiği tarihten sonra dava açılmadan geçen zaman yeniden aleyhe işler. Bu nedenle son tutanağın düzenlendiği gün, dosyadaki en önemli tarihlerden biri olarak işaretlenmelidir. Zamanaşımı süresinin dolmasına az kalan dosyalarda arabuluculuk başvurusunun geciktirilmesi, doğrudan hak kaybı riskidir.

Son Tutanağın İçeriği Davayı Şekillendirir

  • Tutanakta tarafların kimliği ve uyuşmazlık konusu net yazılmalıdır; eksik taraf gösterimi dava şartının yerine getirilmediği itirazını doğurabilir.
  • Anlaşmama gerekçesi kısa da olsa kaydedilmelidir; sonraki aşamada karşı tarafın tutumunu göstermek bakımından işlevlidir.
  • Kısmi anlaşma hâlinde hangi kalemlerde uzlaşıldığı kalem kalem yazılmalı, dava yalnızca kalan kısım için açılmalıdır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Arabuluculuk aşaması tamamlandığında dava, uyuşmazlığın niteliğine göre asliye hukuk, asliye ticaret ya da tüketici mahkemesinde açılır. Arabuluculuk başvurusunun yapıldığı yer ile davanın açılacağı yer aynı olmak zorunda değildir; ancak başvurunun yetkili arabuluculuk bürosuna yapılmamış olması karşı tarafa itiraz imkânı verir. Sözleşmede yetki kaydı bulunuyorsa bu kayıt hem başvuru hem dava aşamasında birlikte değerlendirilmelidir.

Anlaşma Belgesinin Gücü

Arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, kanunda öngörülen koşulları taşıdığında icra edilebilirlik bakımından güçlü bir belge hâline gelir. Bu nedenle metnin ödeme takvimi, temerrüt hâli ve feragat kapsamı bakımından özenle yazılması gerekir. Sadece tutarı içeren tek satırlık bir anlaşma, ileride yeni bir uyuşmazlığın kaynağı olur.

Yukarıdaki değerlendirme genel çerçeveyi anlatmaktadır. Talebin dava şartı kapsamına girip girmediği somut olayın niteliğine bağlı olduğundan, başvurudan önce bu tespitin bir hukukçuyla birlikte yapılması önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla