İçeriğe geç
AC

Sözleşmeden Doğan Alacaklarda Zamanaşımı Savunması ve Delil Düzeni

6 Haziran 2026 Borçlar Hukuku 2 dk okuma 86 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

Sözleşmesel alacak dosyalarında sonucu çoğu zaman alacağın haklılığı değil, sürenin nasıl hesaplandığı belirler. TBK'nın zamanaşımına ilişkin hükümleri, alacaklıya süreyi kesme, borçluya ise savunmayı zamanında ileri sürme yükü getirir. Aşağıda bu iki tarafın da gözden kaçırdığı noktalar, tüketici işlemleri bakımından TKHK'nın getirdiği farklarla birlikte ele alınmıştır.

Zamanaşımı ile Hak Düşürücü Süre Karıştırılmamalı

Zamanaşımı, alacağı sona erdirmez; borcu eksik borca dönüştürür ve ancak borçlu tarafından savunma olarak ileri sürülürse dikkate alınır. Hâkim kendiliğinden gözetmez. Hak düşürücü süre ise hakkın kendisini ortadan kaldırır ve resen değerlendirilir. Bu ayrım pratik bir sonuç doğurur: zamanaşımı savunması usulüne uygun biçimde ve süresinde dile getirilmezse, aksi yöndeki tüm hesaplamalar anlamını yitirir.

Sürenin Başladığı An

Zamanaşımı, alacağın muaccel olduğu anda işlemeye başlar. Uygulamada tartışma tam da buradadır: taksitli ödemelerde her taksit kendi vadesinden, dönemsel edimlerde her dönem ayrı ayrı, işin tesliminden sonra ödenecek bedelde ise teslimin tamamlandığı tarihten itibaren hesap yapılır. Vadenin sözleşmede yazmadığı hâllerde ihtarla muacceliyet kurulur ve o ihtarın tebliğ tarihi dosyanın en kritik belgesine dönüşür. Kanun genel süreyi uzun tutmuş, kira bedeli ve faiz gibi dönemsel edimler için ise daha kısa bir süre öngörmüştür.

Kesilme Hâllerini Belgelemek

  • Borçlunun borcu kabul eden yazılı beyanı ya da elektronik yazışması
  • Kısmi ödeme veya yalnızca faiz ödemesi gösteren dekont
  • Rehin ya da kefalet verilmesi
  • Dava açılması veya icra takibi başlatılması

Zamanaşımı kesildiğinde süre baştan işlemeye başlar; bu nedenle her kesme olayının tarihi ayrı ayrı kayda alınmalıdır. Cari hesap ilişkilerinde mutabakat yazışmaları, uzun süredir dokunulmamış bir alacağı canlı tutan tek delil olabilir.

Tüketici İşlemlerinde Farklılaşan Denge

Tüketici sözleşmelerinde zamanaşımı süresini kısaltan veya alacaklının aleyhine kayan hükümler, haksız şart denetimine tabidir. Standart metinlere önceden yerleştirilen bu tür klozlar, tüketiciyle ayrıca müzakere edilmediği takdirde geçerlilik tartışması doğurur. Ayıplı mal ve hizmet taleplerinde ise özel süreler işler; genel süre beklentisiyle hareket etmek hak kaybına yol açabilir.

Değerlendirme Notu

Süre hesapları sözleşmenin türüne, vade düzenine ve tarafların sıfatına göre değişir. Bu metin yol gösterici bir çerçeve sunar; alacağınızın canlı olup olmadığını belirlemek için sözleşme ve ödeme kayıtlarının bütünüyle incelenmesi gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla